2008 Mart | Kitap Özetleri,kitap özeti


Arşiv Mart, 2008

Kitabın Özeti :

Postacının bile pek seyrek uğradığı evlerine postacı bir gün bıraktığı mektup evde şaşkınlık uyandırır.Mektupta Ata Efendinin teyze oğlu Yaşar kızını İstanbul’a yollayacağı yazmaktadır.Ayrıca yanında üç yüz lira göndermektedir.Böyle bir şeyi istemeyen Ata Efendi evde oluşabilecek problemlerden kaygılanmaktadır.Ama zengin olan teyze oğlunun göndereceği para hiçte göz ardı edilecek bir miktar değildir.Ayrıca kız güzel ise evde bulunan huzurun kaçabileceğini düşünmektedir.
Ama kız emrivaki bir şekilde gönderilir.Ve evde tahmin edilenden çok farklı bir kız çıkar karsılarına.Oldukça güzel olan kız evdekilerde dahil olmak üzere bir çok kişinin ilgisini kazanır. Eve yeni bir gelir kapısı da açılmış olur. Devamını Okuyun. »

Türki dünya 140milyonluk bir nüfusu içine almaktadır. Türki dilleri konuşan halklar Sibirya ve Çin’in eski medeniyetlerinden, Orta Asya’daki altı devletlik bir eksen üzerinden, Batı Avrupa ve Amerika’da hızla büyüyen göçmen topluluklarına dek uzanır. Çoğunluğu Müslüman olan bu halklar, Batı’yla beraber çalışmaya hazırdır ve yeni Hazar Denizi petrolünü kontrol etmektedir. İçlerindeki en güçlü ve en sağlam temellere oturan ülke olan Türkiye uzun zamandır NATO’nun büyük bir dayanağı olagelmiştir. Türkiye, Türki dünyadaki Müslüman çoğunluğa sahip en demokratik ülke olmasının yanı sıra Avrupa Birliği ile de tam üyelik için görüşmelerini sürdürmektedir. Devamını Okuyun. »

KİTABIN ÖZETİ :

Kitabın konusu; Balkan ve 1 nci Dünya Savaşı sırasında geçen iki olaydır. Olaydan biri Balkanlar’da, diğeri ise “Kutsal Topraklarda” geçmektedir.

Balkan Harbi’nin ardından, Edirne dahil olmak üzere Batı Trakya bölgesinde büyük kayıplar verilmişti. Bu kayıpların verilmesinde ittihatçı ve itilafçılar arasındaki kavganın rolü büyüktü. Balkan Savaşı neticesinde Balkan devletleri birbirine düşmüş durumdaydı. Bununla beraber Bulgar orduları Çatalca’ya kadar ilerlemiş, mühimmat ve askeri yığınak oluşturmuş, İstanbul’u vurmaya hazırlanıyordu. Devamını Okuyun. »

İstanbul’da Hacı Ahmet Bey adında bir bey yaşardı. Varlığı , bilgisi, efendiliği ile kente ün salmıştı. Gününü kütüphanede kitap okuyarak, kalan zamanını da oğluna ayırırdı. Oğlu Veli babasının üzüntü kaynağıydı, velinin en kötü huyu savurganlığıydı. Yaşı 20 olduğunda ne bir kazancı ne de bir mesleği vardı. Babası üzüntüden yatağa düştü ve oğlunu yanına çağırarak öğütlerde bulunuyor. Diyor ki: “Savurganlıktan vazgeç, eğer yokluğa düşersen sakın konağı satma. Eğer konağı satacak duruma düştüğün gün tavandaki halkaya ip geçir iki ucunu beline bağla ve kendini boşluğa bırak,”dedi ve soluğu tükendi. Zamanla babasından kalan her şeyi tüketti. Aradan bir kaç yıl geçti ve yokluk içinde kıvranmaya başladı. Devamını Okuyun. »

Hanife adında küçük bir kız bir katır kafilesi ile birlikte babasının yanına geliyordu.Hanife babasını hiç görmemişti.Çok merak etmektedir.Yolda gelirken bir kulübede konakladılar.
Burada katırcı çırağı Mürsel, Hanife’ye tecavüz etmeye kalkıştı.Fakat patronu Kamil onu hemen yakalayıp dövmeye başlar.Yumruklar, tekmeler, tokatlar.Bu arada Hanife’de Mürsel’i çimdikler, ıssırır, ufak ufak tokatlar.Bunlar Mürsel’in hafızasına işlemiştir.Daha sonra Samananbarı’na geldiler.Kamiller kızı evine bıraktılar.Orada kızı üvey annesi karşıladı.
Babasının huzuruna çıkardı.Babası Hacı Murat kızına hafif hafif gülümser. Devamını Okuyun. »