Denizin dalgalarının kıyıyı okşadığı sahillerin birinde bir çakıl taşı varmış. Hergün güzelim dalgaların sesini dinler mest olurmuş. Öyle bir ahenkle müzik söylermiş ki dalgalar onları dinleyince ayrı alemlere gidermiş. Bir gün çakıl taşının yanına güzel dalgalar bir hediye paketi bırakmışlar. Bu hediye bir midyeymiş. Midye çakıltaşının denizi görmesini biraz engelliyormuş. Çakıl taşı bu duruma üzülmemiş. [...]
Mehmet nice zorluklarla büyümüş, delikanlı olmuştu. Evlenecek çağa geldiğini düşünüyordu. Lâkin evlenmek için çaldığı kapılar, hiçbir şeyi olmadığından yüzüne kapanıyordu. Allah’tan ümit kesilmez diyerek pes etmiyor, günaha girmekten korktuğu için evlenmekten de vazgeçmiyordu. Son bir ümitle köyün zengini olarak bilinen ihtiyarın yanına gitti ve içini şöyle döktü: “Benim hiçbir mal varlığım da, beni himaye edip [...]
Bir zaman çok zengin bir adam, çocuklarına şöyle vasiyette bulunur: Ben ölüp yıkanınca, şu eski çoraplarımı ayağıma geçirin, ben bunlarla gömülmek istiyorum. Vakit saat gelir bu zengin vefat eder. Cenaze yıkandıkdan sonra oğulları çorapları alıp getirirler:
Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu: -Teğmenim, fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim? “Delirdin mi?” der gibi baktı teğmen. -Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi [...]
Biz 1824 ve 1826 yıları arasında keşf edilmiş Yunanistan merkezine 2500 km ilerisinde denizin tam ortasında etrafı masmavi denizlerle kaplı kor adası denilen adada hayatımızı sürdürürüz. Şehir bize oldukça uzaktı akşamları şehrin ışıklarının ışıltısı ve parlaklığı bende çok derin duygular yaşatırdı içim geçerdi denizin karşısında uzanıp taaa uzaktaki şehrin ışıkları bana çoğu şeyi anımsatıyordu… O [...]