<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kitap Özetleri,Kitap Özeti &#187; Dini Hikayeler</title>
	<atom:link href="http://www.kitap-ozetleri.com/category/hikayeler/dini-hikayeler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kitap-ozetleri.com</link>
	<description>Kitap özetleri, kitap özeti, kitap eleştirileri, yazarlar, romanlar, hikayeler, masallar, biyografiler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 23 Aug 2009 16:19:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>KABİRDE KONUŞAN GENÇ</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/kabirde-konusan-genc.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/kabirde-konusan-genc.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2008 09:22:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/kabirde-konusan-genc.html</guid>
		<description><![CDATA[Takva sahibi olmak, hayatın her döneminde güzel. Ama fırsatlar çağı gençlikte bir başka güzel. Güce, kuvvete, güzelliğe rağmen günahlardan sakınanların mükafatı ebedi mutluluk. Hayatın baharı şeytana satılmazsa, sonsuz bahar bir adım ötede. Hz. Ömer&#8217;in (R.A.) halifeliği döneminde ibadet ehli, son derece takva sahibi bir genç vardı. Hz. Ömer&#8217;in hayret ve takdirle izlediği bu gencin kalbi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">Takva sahibi olmak, hayatın her döneminde güzel. Ama fırsatlar çağı gençlikte bir başka güzel. Güce, kuvvete, güzelliğe rağmen günahlardan sakınanların mükafatı ebedi mutluluk. Hayatın baharı şeytana satılmazsa, sonsuz bahar bir adım ötede.</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">Hz. Ömer&#8217;in (R.A.) halifeliği döneminde ibadet ehli, son derece takva sahibi bir genç vardı. Hz. Ömer&#8217;in hayret ve takdirle izlediği bu gencin kalbi, Allah ve Rasulü&#8217;nün (A.S) sevgisiyle doluydu. Vakit namazlarında cemaati kaçırmaz, namazdan çıkar çıkmaz evine döner ve ihtiyar babasının hizmetini görürdü. <span id="more-2205"></span></p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">Bu gencin evine giden yolu bir kadının kapısının önünden geçiyordu. Kadın her defasında gencin yoluna çıkarak çirkin tekliflerde bulunuyor, fakat genç, Allah korkusundan ona iltifat etmiyordu.</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">Yine bir gün yatsı namazını kıldıktan sonra evine giderken, kadın tekrar karşısına çıktı. Bu sefer bütün maharetini kullanarak genci kandırmayı başardı. Fakat genç, kadının ardı sıra eve girerken birden bire Allahu Tealâ Hazretleri&#8217;ni hatırladı ve korkuyla dilinden şu ayet döküldü:</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">&#8216;Takvaya erenler (var ya); onlara şeytandan herhangi bir vesvese iliştiği zaman (Allah&#8217;ın emir ve yasaklarını) hatırlayıp, hemen gerçeği görürler.&#8217; (A&#8217;raf/201)</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">Hemen ardından da bayılarak düştü. Kadın hizmetçisini çağırdı. Genci tutarak evinin önüne getirip koydular. Sonra da kapıyı çalarak babasına haber verdiler. Babası dışarı çıkınca, oğlunu baygın bir vaziyette kapının önünde buldu. Komşulardan bir kaçı genci tutup eve taşıdılar. Uzun bir müddet baygın kalan genç kendine gelince, babası:</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">- Evladım neyin var ne oldu? diye sordu. Oğlu:</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">- Bir şeyim yok. dedi. Babası:</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">- Allah aşkına söyle! deyince, oğlu başından geçenleri anlattı. Babası:</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">- Hangi ayeti okumuştun? diye sordu. Genç, ayeti okudu ve tekrar kendinden geçti. Bir de baktılar ki genç ruhunu teslim etmiş. Bunun üzerine genci yıkadılar ve gece vakti götürüp göz yaşlarıyla defnettiler. Sabah olunca olay Hz. Ömer&#8217;e bildirildi. Hz. Ömer, gencin babasına gelerek başsağlığı diledi ve:</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">- Bana niye haber vermedin? diye sordu. Gencin babası:</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">- Ey Mü&#8217;minlerin Emiri, vakit geceydi. dedi. Hz. Ömer:</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">- Bizi onun kabrine götürün. dedi. Hz. Ömer ve beraberindekiler gencin kabrine geldiler. Hz. Ömer (R.A):</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">- Ey filan kişi! Rabbin makamında durmaktan korkanlara iki cennet var. (Rahman/46) dedi. Kabirdeki genç konuşup:</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">- Ya Ömer! Rabbim Cennette bana onları iki defa verdi. diye cevap verdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/kabirde-konusan-genc.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;GELİN KULAĞINA KÜPE&#8217;</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/gelin-kulagina-kupe.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/gelin-kulagina-kupe.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 20:11:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/gelin-kulagina-kupe.html</guid>
		<description><![CDATA[İslâm öncesi dönemde yaşayan Ümame isimli akıllı bir kadın, kızı Ünas&#8217;ı Kinde krallarından Haris ile evlendirdiğinde, hâlâ değerini koruyan şu unutulmaz nasihatları yapmıştı: &#8216;Kızım, eğer bir kızın ana-babasının servetinden dolayı kocasına ihtiyacı olmasaydı, senin herkesten ziyade müstağni (ihtiyaçsız) olman lazım gelirdi. Fakat öyle değil; erkekler bizim için yaratıldığı gibi, biz de onlar için yaratılmışızdır. Kızım, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">İslâm öncesi dönemde yaşayan Ümame isimli akıllı bir kadın, kızı Ünas&#8217;ı Kinde krallarından Haris ile evlendirdiğinde, hâlâ değerini koruyan şu unutulmaz nasihatları yapmıştı: &#8216;Kızım, eğer bir kızın ana-babasının servetinden dolayı kocasına ihtiyacı olmasaydı, senin herkesten ziyade müstağni (ihtiyaçsız) olman lazım gelirdi. Fakat öyle değil; erkekler bizim için yaratıldığı gibi, biz de onlar için yaratılmışızdır. Kızım, sen ana-babanın evinden, büyüyüp yürüdüğün yuvadan çıkıp, bilmediğin ve şimdiye kadar alışmadığın, ülfet etmediğin bir adamın evine gidiyorsun. Şimdi, onun rızasını gözetip kendisine itaat et ki, o da sana kul-köle gibi olsun; seni sevip hoşnut olman için gerekeni yapsın<span id="more-2190"></span>. Ben şimdi sana on şey söyleyeceğim. Onları kavra ve gereğince hareket eyle ki, eşinle güzel geçinebilesin:</p>
<p style="font-family: arial narrow; text-align: justify">1- Sana yiyecek ve giyecek her ne getirirse, onu yürekten kabul etmelisin; kanaat sahibi olmalısın.<br />
2- Emrettiği uygun şeyleri yapmalı, yasaklayıp yapma dediği şeyleri yapmamalısın.<br />
3- Evin içini ve üstünü başını temiz tutmaya dikkat etmelisin.<br />
4- Güzel görünüp güzel kokmalısın ki, kocan senden iğrenmesin; gözünden düşmeyesin.<br />
5- Uyuduğu ve yemek yediği vakitlere dikkat etmelisin. Bunları hangi vakitte yapmayı alışkanlık haline getirmişse, o vakitleri gözetip yemeğini ve yatağını hazırlamalısın. Çünkü açlık ve uykusuzluk insanı öfkelendirir.<br />
6- Kocanın malını muhafaza etmeli, israf ve teleften korumalısın.<br />
7- Onun itibarını gözetmeli, hısım ve yakınlarına da saygılı olmalısın.<br />
8- Ona isyan etmemeli, işine muhalefette bulunmamalısın.<br />
9- Sırrını elaleme ifşa etmemelisin. İşine isyan edersen sana kin duyar, sırrını ifşa edersen eziyet ve cefasından kurtulamazsın.<br />
10- Kocan kederli iken ferah olmayasın, neşeliyken de keder göstermeyesin</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/gelin-kulagina-kupe.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVLENİLECEK HANIM</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/evlenilecek-hanim.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/evlenilecek-hanim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 19:57:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/evlenilecek-hanim.html</guid>
		<description><![CDATA[Hazreti Ömer zamanında da kadılık yapmış olan meşhur, Kadı Şüreyh&#8217;e birgün bir genç gelerek evlenmek istediğini ve fakat evleneceği kadının tahsilli ve şehirli olmasını istediğini bildirerek nasihatta bulunmasını istedi. Kadı Şüreyh, o gence Müslümanın evinin cennet olduğunu ve Hazreti Resûlüllah&#8217;ın böyle buyurduğunu naklederek başından geçen evliliği şöyle anlattı: -Gençtim, artık evlenme zamanımın da geldiğini düşünmeye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>Hazreti Ömer zamanında da kadılık yapmış olan meşhur, Kadı Şüreyh&#8217;e birgün bir genç gelerek evlenmek istediğini ve fakat evleneceği kadının tahsilli ve şehirli olmasını istediğini bildirerek nasihatta bulunmasını istedi. </small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>Kadı Şüreyh, o gence Müslümanın evinin cennet olduğunu ve Hazreti Resûlüllah&#8217;ın böyle buyurduğunu naklederek başından geçen evliliği şöyle anlattı: </small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>-Gençtim, artık evlenme zamanımın da geldiğini düşünmeye başlamıştım. Birgün Benî Mahzun kabilesinin çadırlarının önünden geçerken bir kız görüp, ona talip oldum. Kız babası kısa bir tetkikten hemen razı olup işi bitiriverelim dedi. <span id="more-2189"></span></small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>Kısa zamanda düğünler yapıldı, dualar edildi ve evlilik hayatına ilk adımımızı atmış olduk. Fakat çok geçmeden beni bir pişmanlıktır almıştı. Çünkü ben bu bir köylü kızıdır, üstelik tahsil de görmemiş, bununla ben nasıl geçinebilirim diye düşünüyor bu kararımdan dolayı son derece pişman oluyordum. </small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>Çok geçmeden bizim hanım birgün bana şu sözleri söyledi: </small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>- Efendi! Sen alim ve şöhret sahibi bir kimse imişsin. Ben ise yaylalarda gezen şehir hayatından anlamayan bir köylü kızıyım. Aslında cen kendine göre bir evlilik, ben de kendime göre bir hayat kurmalı idim, ama kader bizi birleştirdi. Cenabı Allah benim gibi bir köylü kızını senin gibi bir şöhretli alime nasip etti. Şimdi sen bana benim bilmediğim tarafları anlat ki, ben onlara dikkat edeyim, mesela; senin evine benim sülalemden kimler gelebilir, senin akrabalarından kimleri misafirliğe alayım, kimleri kabul etmeyip onlara karşı soğuk davranarak eve gelmemelerine mani olayım dedi. </small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>Ben kadının bu anlayışı karşısında düşündüklerimden dolayı pişman olup: </small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>- Hatun sen bana öyle şeyler söylüyorsun ki, eğer bunları hakkiyle yaparsan beni bahtiyar edeceksin, dedikten sonra: </small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>- Dindar olmayan hiçbir kimseyi eve almayacaksın, dindar olanlardan da senin tarafın çok çok gelmesin, benim tarafımdan ise; şu, şu şahıslar gelmesinler, şunlar ise hiç gelmesinler diye gerekli talimatı verdim. Tam bir sene huzur içinde yaşadım. Bir sene sonra fetva dairesinden eve döndüğümde evde son derece mütesettire bir hanım görüp kim olduğunu sordum. Hanım annesi olduğunu söyledi. Kayın validem olduğunu öğrenince elimden gelen hürmeti esirgemedim. Bir müddet sonra kayın validem bana: </small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>-Oğlum hanımından memnun musun? Diye sordu. Ben: </small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>-Allah senden razı olsun, kızınızdan çok memnunum. Bu zamana kadar hiçbir şikayetim olmadı, diyerek memnuniyetimi izhar ettiğimde, kayın validem bana şunları söyledi: </small></p>
<p style="font-family: verdana; text-align: justify"><small>- Oğlum kızımdan tabii ki memnun olacaksın. Çünkü biz onu cennette büyüttük. Evimiz Resulüllah&#8217;ın bildirdiği gibi bir cennetti. Kur&#8217;an ahlakından başka birşey öğretmedik ona&#8230; Yine de sen hanımın üzerindeki otoriteni eksik etme! Çünkü kadınlar iki sebepten hemen şımarıverirler: Birincisi ona olan sevgini yüzüne söylediğinde, ikincisi ise bir hayırlı evlat dünyaya getirdiklerinde. </small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/evlenilecek-hanim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Etme Bulma Dünyası</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/etme-bulma-dunyasi.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/etme-bulma-dunyasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 19:54:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/etme-bulma-dunyasi.html</guid>
		<description><![CDATA[Bir adam, karısı ve yaşlı babası. Kadın kayınpederini istememekte, huysuzluk etmekte, evin huzurunu bozmaktadır. Bir gün kocasına: - Bey&#8230; bey.. Bezdim bezdim. Bir gün göremedim. Gençliğim gidiyor. Ya ayrılalım, babanla kal., ya da al babanı al da nereye getirirsen getir beraber kalalım. Yoksa ben gidiyorum.   Adamcağız  şaşkınbiraz da sitemli   bir vaziyette: -Ne diyorsun hanım, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><font size="2">Bir adam, karısı ve yaşlı babası. Kadın kayınpederini istememekte, huysuzluk etmekte, evin huzurunu bozmaktadır.<br />
</font><small>Bir gün kocasına:<br />
</small></p>
<p><small>- <strong>Bey&#8230; bey.. Bezdim bezdim. Bir gün göremedim. Gençliğim gidiyor. Ya ayrılalım, babanla kal., ya da al babanı al da nereye getirirsen getir beraber kalalım. Yoksa ben gidiyorum.<br />
</strong> <br />
Adamcağız  şaşkınbiraz da sitemli   bir vaziyette:<br />
</small></p>
<p><small>-<strong>Ne diyorsun hanım, o babam babam; öldüreyim mi, atayım mı? Kimi var bizden başka bakacak, </strong>dese de karısı ısrarda ısdrar  ediyordu. <span id="more-2188"></span><br />
</small></p>
<p><small>Adam baktı olacak gibi değil babasını  dağa bırakmaya karar verdi. Yanına oğlunu da alarak yola koyulurlar. Babasına da:<br />
</small></p>
<p><small>- <strong>Baba, torununla beraber dağa oduna gidiyoruz, istersen sen de gel</strong>&#8221; der.<br />
</small></p>
<p><small>Baba gelinin dırdırını dinlemektense onlarla beraber dağın yolunu tutar. Ormanın içlerine girip bir müddet gittikten sonra, oğlan babasına:<br />
</small></p>
<p><small>- <strong>Baba sen burada biraz dinlen. Bizde odun toplayalım</strong>, der ve oradan ayrılırlar<br />
 <br />
Odun toplamadan, babasını orada bırakarak dönerler.<br />
</small></p>
<p><small>Yolda torun:<br />
</small></p>
<p><small>- <strong>Dedemi almadık baba.</strong><br />
</small></p>
<p><small>- <strong>Dedeni oraya bıraktık. Artık ihtiyarladı orada kalacak.</strong><br />
</small></p>
<p><small>Torun ısrar eder:<br />
</small></p>
<p><small>- <strong>Dedemi isterim&#8230;</strong> . En sonunda babasına ne dese desin fayda etmeyceğini anlayan çocuk:<br />
</small></p>
<p><small>-<strong> Baba, sen ihtiyarladığında ben de senin gibi  seni getirip dağa mı bırakacağım</strong>? der demez adamın aklı başına gelir.</small></p>
<p><small>Babasını almaya karar verir İhtiyar, kendisini almak için yoldan geri dönen oğluna:<br />
</small></p>
<p><small>- <strong>Evlâdım, sen beni  bırakıp gidemezsin. Çünkü ben babamı bırakmadım. Ölünceye kadar hizmet ettim.</strong><br />
</small></p>
<p><small>Adam babasını alıp eve getirir. </small></p>
<p style="text-align: justify"><em><small>«<strong>Bu dünya etme-bulma dünyası</strong>» diye&#8230; Sen ne yaparsan sana da onun aynısının yapılacak</small>.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/etme-bulma-dunyasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devlet Hazinesi</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/devlet-hazinesi.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/devlet-hazinesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 19:53:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/devlet-hazinesi.html</guid>
		<description><![CDATA[Hazreti Ömer (r.a.). Halife. Bir gece. Makamında. Ashabtan biri ziyaretine gelir. Selam verir. Selamı alınmamıştır. Oturur. Ömer işiyle meşgul. Sahabe bekler. Ömer çalışır. Selam alınmamış, yüzüne bile bakılmamıştır. İş biter. Ömer mumu söndürür. Bir başka mumu yakar. O anda selamını alır. Konuşmaya başlar. Sahabe sorar: - Ya Ömer, niçin hemen selamımı almadın ve niçin bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><small>Hazreti Ömer (r.a.). Halife. Bir gece. Makamında. Ashabtan biri ziyaretine gelir. Selam verir. Selamı alınmamıştır. Oturur. Ömer işiyle meşgul. Sahabe bekler. Ömer çalışır. Selam alınmamış, yüzüne bile bakılmamıştır. </small></p>
<p style="text-align: justify"><small>İş biter. Ömer mumu söndürür. Bir başka mumu yakar. O anda selamını alır. Konuşmaya başlar. </small></p>
<p style="text-align: justify"><small>Sahabe sorar: </small></p>
<p style="text-align: justify"><small>- Ya Ömer, niçin hemen selamımı almadın ve niçin bir mumu söndürüp diğer mumu yaktın ve ondan sonra benle konuşmaya  başladın? <span id="more-2187"></span></small></p>
<p style="text-align: justify"><small>Hazreti Ömer (r.a.): </small></p>
<p style="text-align: justify"><small>- Evvelki mum devletin hazinesinden alınmışdı.O yanarken özel işlerimle meşgul olsaydım Allah indinde mes&#8217;ul olurdum. Seninle  devlet işi konuşmayacağımız için kendi cebimden almış olduğum mumu yaktım, ondan sonra seninle meşgul olmaya başladım.  Sahabenin gözleri yaşarır, ellerini kaldırarak şöyle dua eder: </small></p>
<p style="text-align: justify"><small>-Ya Rabbi! Hattab oğlu Ömer&#8217;i bizim başımızdan eksik etme</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/devlet-hazinesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarhoş ve Müezzin</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/sarhos-ve-muezzin.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/sarhos-ve-muezzin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jul 2008 19:52:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/sarhos-ve-muezzin.html</guid>
		<description><![CDATA[Sarhoş&#8217;un biri, şarabın tesiriyle bir camiye girer ve dua etmeye başlar:   - Yarabbi! Beni Cennetine koy, bana köşklerini ver, bana kevseri ver, bana hürilerine ver&#8230; Bu yakarmaları işiten müezzin, sarhoşun yakasından tutarak: - Ey akıldan, dinden gafil, senin camide işin ne? Sen ne yaptın ki, Allah&#8217;tan hem de bu sarhoş halinle dilyorsun? Hiç yakışıyormu? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><small>Sarhoş&#8217;un biri, şarabın tesiriyle bir camiye girer ve dua etmeye başlar:<br />
 <br />
- Yarabbi! Beni Cennetine koy, bana köşklerini ver, bana kevseri ver, bana hürilerine ver&#8230;<br />
</small></p>
<p><small>Bu yakarmaları işiten müezzin, sarhoşun yakasından tutarak: <span id="more-2186"></span><br />
</small></p>
<p><small>- Ey akıldan, dinden gafil, senin camide işin ne? Sen ne yaptın ki, Allah&#8217;tan hem de bu sarhoş halinle dilyorsun? Hiç yakışıyormu?<br />
</small></p>
<p><small>Sarhoş bu sözleri işitince başlar ağlamaya ve:<br />
</small></p>
<p><small>- Müezzin efendi, müezzin efendi&#8230; ben sarhoşum, yakamdan elini çek, bana ilişme, dokunma bana, inciştme beni, kırma kalbimi. Unutma, bilmiyorsan bil. Cenab-ı Hakk&#8217;ın rahmetinden lütfundan günahkar kullarıda ümitlenir. Benim sana sözüm yok, ben senden mi isityorum. Tevbe kapısı açıktır. En büyük yardımcı Allah&#8217;dır.  O öyle lütuf sahibidirki, O&#8217;nun lütfunun, rahmetinin büyüklüğü yanında kendi günahımı büyük görmeye utanıyor, günahıma büyüklük veremiyorum</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/hikayeler/dini-hikayeler/sarhos-ve-muezzin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

