KARANIN BİTTİĞİ YER

Hz. Muaviye r.a. zamanında İfrîkıyye (Kuzey Afrika) valiliği yapmış olan ve Tunus’ta Kayrevan şehrini inşa eden meşhur mücahid Ukbe b. Nafi, Yezid’in halifeliğinin ilk yıllarında ikinci defa Kuzey Afrika valiliğine tayin edilmişti (62/682). Ukbe, Kayrevan’a varır varmaz ordusunu toparlayıp müslümanlarla sürekli savaş halinde olan Bizanslılarla şiddetli çarpışmalara girişti. Cihad harekâtını kesintisiz sürdüren Ukbe b. Nafi’, [...]

KANLI ELBİSELER!

Seyyid Abdurrahmân, ihsân sâhibiydi. Mal ve canını Allahü teâlânın dînini yaymak için sarf etti. Zamânının kutbu olduğu için uzak yerlerde Allah yolunda, O’nun dînini yaymak için savaşanların yardımına koşardı. Hanımı şöyle anlattı:
Efendim, arada-sırada silâhlarını kuşanır, evden çıkar, sabahtan önce yine eve gelirdi. Geldiğinde üstünde-başında kan lekeleri olurdu. Elbiselerini yıkar sesimi çıkarmazdım. Yine elbiseleri kan içinde [...]

KALE ANAHTARINI SAHİBİNE VER

Meczub İbrahim…
Şeyh…. Lakabı: Ebulihaf
İlk zamanlarda, Cebel kalesi burcunda kalırdı. Yirmi yıl kadar orada yaşadı. Çerkez devletinin (Memluklerin) zevali yaklaşınca, Sultan Gavri’ye şöyle bir haber yolladı:
- Artık değiş, kale anahtarlarını da sahibine ver.
Ne varki . Gavri, onun bu sözüne aldırmadı ve:

Kadının Kocasından Kısas Hakkı

Ashâbın ileri gelenlerinden Medine’li Saad bin Rebi, Zeyd’in kızı Habibe ile evli idi. Habibe beyine itâatlı, sözüne saygılı idi. Ama zaman zaman her âilede olabilecek sinirlilikler oluyor, Habibe beyinden yüksek sesle bağırıyordu. Ancak Saad bin Rebi, buna sabrediyor; şiddete kadar işi götürmüyordu.Ne var ki, Saad’ın bu sabrı Habibe’nin cesaretini çoğaltmıştı.

Kadına Yanlış Fikir Veren Komşu

Ebû Müslim Havlânî, mâneviyat büyüklerinin hem de ileri gelenlerindendir. Kendisi ibadette, ahlâkta, zühd ve takvâda örnek bir tasavvuf büyüğüdür. Tâbiîn zamanında İslâm’a girmiş, ciddî bir araştırma tahkikten sonra girdiği İslâm’da öylesine ilerlemiş ki, kendinden önce girenler ondan sonraya kalmış, ondan feyiz alıp nasihat dinler olmuşlardır.Ebû Müslim’in kendisi ilerleyip de hanımı geride kalmış değildi. Hanımı da [...]