Arşiv 'y' Category
Yazar : Alain Minc
Berlin Duvarı.nın yıkıldığı günün ertesi gazetelerde çıkan bir yazımda .benim çocuklarım Avrupa.da artık harbi değil, harpleri yaşayacaklar. diye yazdığım için ne çok alaycı ve aşağılayıcı tenkit almıştım.
Avrupalıların “bir tehdit
Devamını Okuyun. »
Yazar : Bernard Lewis
Bernard Lewis Batı’nın en büyük Yakındoğu tarihçisi ve yorumcusudur. Orta Doğu (The Middle East) ve Tarihte Araplar (The Arabs in History) gibi kitapları Bölgeyi ve insanlarını anlamak isteyen herkesin okuması gereken kitaplardır. Şimdi Lewis Yanlış Giden Ne Oldu ?’yu (What Went Wrong) sunmaktadır; İslam’ın beş altı asır öncesindeki bilimsel liderliğinden, günümüzün sadece görünüşte çağdaş olan “yoksul, zayıf ve bilgisiz” çirkin tiranlıklarının hüküm sürdüğü bir konuma nasıl düştüğünü incelemektedir. Devamını Okuyun. »
J.R.R. TOLKIEN
1.YÜZÜK KARDEŞLİĞİ
Bundan yıllar önce Orta Dünya adlı bir coğrafyada yaşanan bir olay anlatılıyor bu kitapta.İyilik ile kötülük arasında paylaşılamayan ise basit ve görünüşünde hiçbir özelliği olmayan bir yüzüğün öyküsü. Yüzüğün tek özelliği parmağına taktığı kişiyi görünmez yapmak. Ama bu yüzüğü elde etmek isteyenlere bakarsak bunun hiç de dıştan göründüğü gibi yalnızca basit bir yüzük olmadığı anlaşılıyor. Çünkü iyilerin karşısında gölgeler diyarı Mordor da ki tahtında oturan Karanlıklar Efendisi Sauron var. Karanlık diyarın efendisi Sauron tek yüzüğü ele geçirirse gücü tamamlanacak; Devamını Okuyun. »
Yüzyıllık Yalnızlık kitap özeti
18 Haziran 2008Meta Tag: kitap özeti, kitap özetleri, Yüzyıllık Yalnızlık kitap özeti
YÜZYILLIK YALNIZLIK VE BÜYÜLÜ GERÇEKÇİLİK
Yüz yıllık yalnızlıkla lanetlenmiş geniş bir soyun kalabalıklar içerisindeki yalnızlığı ve kaçınılmaz sonu… Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’in Yüzyıllık Yanızlık’ını bu şekilde tanımlamak yanlış olmaz sanırım. Marquez’in Güney Amerika’nın küçük bir kasabasında geçen çocukluğunun düşsel bir yansıması olan roman, yazar tarafından on beş yıllık bir ön çalışma ile kaleme alındıktan iki yıl sonra; 1967’de yayımlanmış ve edebiyat dünyasında önemli izler bırakmıştır. Devamını Okuyun. »
-
Ali bahçeye oynamaya çıktı. Canı çok sıkılıyordu. Aklından “Bir arkadaşım olsa da oynasam !” diye geçirdi. Bu sırada önüne bir şey düştü. Ali önce korktu. Sonra düşen şeye doğru baktı. Bir de ne görsün? Bu bir güvercindi.
Zavallı kuş yaralıydı. Kanadı kanıyordu.
Ali kızarak “Kuşlara taş atan yaramaz çocukların işidir bu!” dedi.
Güvercin çırpınıyordu. Ali’nin başına şimdiye kadar böyle bir şey gelmemişti. Yaralı bir kuş nasıl iyi edilir, hiç bilmiyordu. Aklına dedesi geldi. “Dedem bilir; onu çağırayım” diye düşündü. Devamını Okuyun. »