Arşiv 'Necip Fazıl Kısakürek' Category
Yunus Emre-Necip Fazıl Kısakürek
20 Kasım 2007Meta Tag: hikayeler, kitap özeti, kitap özetleri, kitaplar, necip fazıl kısakürek şiirleri, romanlar, şairlerin hayatı, şiirler, yeni çıkan kitaplar, yunus emre
YUNUS EMRE
Kaç mevsim bekleyim daha kapında,
Ayağımda zincir, boynumda kement?
Beni de, piştiğin belâ kabında,
O kadar kaynat ki, buhara benzet!
Bekletme Yunus’um, bozuldu bağlar,
Düşüyor yapraklar, geçiyor çağlar;
Veriyor, ayrılık dolu semalar,
İçime bayıltan, acı bir lezzet.
Rüzgâra bir koku ver ki, hırkandan;
Geleyim, izine doğru arkandan;
Bırakmam, tutmuşum artık yakandan,
Medet ey dervişim, Yunus’um medet! Devamını Okuyun. »
Ta Maveradan-Necip Fazıl Kısakürek
20 Kasım 2007Meta Tag: hikayeler, kitap özeti, kitap özetleri, kitaplar, necip fazıl kısakürek şiirleri, romanlar, şairlerin hayatı, şiirler, yeni çıkan kitaplar
TÂ MAVERÂDAN
Rüzgâr öyle esti, öyle esti ki,
Her şey uçup gitti, kaldı Yaradan.
Ayna düştü, hayal, perdelerdeki
Bir akiscik gibi çıktı aradan.
Sırtımı uykuda dürtüyor bir el;
Fırla yatağından koşar adım gel!
O bir minicik zar, kabuğunu del!
Seni çağıran var, tâ maverâdan! Devamını Okuyun. »
Serseri-Necip Fazıl Kısakürek
20 Kasım 2007Meta Tag: ecip fazıl kısakürek şiirleri, hikayeler, kitap özeti, kitap özetleri, kitaplar, romanlar, şairlerin hayatı, serseri, şiirler, yeni çıkan kitaplar
SERSERİ
Yeryüzünde yalnız benim serseri,
Yeryüzünde yalnız ben derbederim.
Herkesin dünyada varsa bir yeri,
Ben de bütün dünya benimdir derim.
Yıllarca gezdirdim hoyrat başımı,
Aradım bir ömür, arkadaşımı.
Ölsem dikecek yok mezar taşımı;
Halime ben bile hayret ederim.
Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;
Ne kendisine yâr, ne kimseye yâr,
Bir rüya uğrunda ben diyâr diyâr,
Gölgemin peşinden yürür giderim… Devamını Okuyun. »
Sayıklama-Necip Fazıl Kısakürek
20 Kasım 2007Meta Tag: hikayeler, kitap özeti, kitap özetleri, kitaplar, necip fazıl kısakürek şiirleri, romanlar, şairlerin hayatı, sayıklama, şiirler, yeni çıkan kitaplar
SAYIKLAMA
Kedim, ayak ucuma büzülmüş, uyumakta;
İplik iplik sarıyor sükûtu bir yumakta,
Hırıl hırıl,
Hırıl hırıl…
Bir göz gibi süzüyor beni camlardan gece,
Dönüyor etrafımda bir sürü kambur cüce,
Fırıl fırıl,
Fırıl fırıl…
Söndürün lâmbaları, uzaklara gideyim;
Nurdan bir şehir gibi ruhumu seyredeyim,
Pırıl pırıl,
Pırıl pırıl… Devamını Okuyun. »
SAKARYA TÜRKÜSÜ
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük!.. Devamını Okuyun. »