Otel Odaları-Necip Fazıl Kısakürek

OTEL ODALARI Bir merhamettir yanan, daracık odaların, İsli lâmbalarında, isli lâmbalarında. Gelip geçen her yüzden gizli bir akis kalmış, Küflü aynalarında, küflü aynalarında. Atılan elbiseler, boğazlanmış bir adam, Kırık masalarında, kırık masalarında. Bir sırrı sürüklüyor, terlikler tıpır tıpır, İzbe sofalarında, izbe sofalarında.

Örümcek Ağı-Necip Fazıl Kısakürek

ÖRÜMCEK AĞI Duvara, bir titiz örümcek gibi, İnce dertlerimle işledim bir ağ. Ruhum gün boyunca sönecek gibi, Şimdiden ediyor hayata veda. Kalbim, yırtılıyor her nefesinde, Kulağım, ruhumun kanat sesinde; Eserim duvarın bir köşesinde; Çıkamaz göğsümden başka bir seda…

Mangal-Necip Fazıl Kısakürek

MANGAL Bana tül gibi ince Bir hülya verir mangal. Küllerini deşince, Titrer, ürperir mangal. Şikâyetsiz âşıklar Gibi içinden yanar, Fâni günleri anar, Sabaha erir mangal…

Kaldırımlar-Necip Fazıl Kısakürek

KALDIRIMLAR Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa saplanan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum. Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık; Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar. İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık; Biri benim, biri de serseri kaldırımlar. İçimde damla damla bir korku birikiyor; Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler… [...]

Heykel-Necip Fazıl Kısakürek

HEYKEL Yıllar bir gözyaşı olup da kaymış Bu eski heykelin yanaklarında. Yapraktan saçını yerlere yaymış, Sonbahar ağlıyor ayaklarında. Süzüyor ufukta bir kızıl yeri İçi karanlıkla dolu gözleri. Alnında akşamın ince kederi, Sessizliğin sırrı dudaklarında. Yanan bir kağıtta nasıl bir satır Kaybolursa, akşam onu karaltır. Artık o silinen bir hatıradır Bir ıssız bahçenin uzaklarında.