<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Kitap Özetleri,Kitap Özeti</title>
	<atom:link href="http://www.kitap-ozetleri.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kitap-ozetleri.com</link>
	<description>Kitap özetleri, kitap özeti, kitap eleştirileri, yazarlar, romanlar, hikayeler, masallar, biyografiler</description>
	<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 13:22:47 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Tom Sawyer Kitabının Özeti (Mark Twain)</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/t/tom-sawyer-kitabinin-ozeti-mark-twain.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/t/tom-sawyer-kitabinin-ozeti-mark-twain.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 13:22:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<category><![CDATA[t]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuk Kitapları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/?p=2257</guid>
		<description><![CDATA[Tom Sawyer Kitabının Özeti Kitap Özetleri
Kitabın Adı: Tom Sawyer
Yazarı:Mark Twain
Çeviren: Nalan Hızal

Kitabın Özeti
Hikayede Tom‘un cezadan kurtulmak için herkesi şaşkına çevirecek zeka oyunlarını ve sonunda bunlardan nasıl kurtulduğunu yazıyor. Tom hikayede kendi dünyasında (nehirlerin, ormanların, mağaraların ve adaların dünyasında) bir kahraman gibi yaşar.
Tom, Missouri&#8217;ye bağlı St. Petersburg köyündeki &#8220;haşarı&#8221; çocuklardan biridir. Pervasız, tembel, çıldırtıcı ölçüde meraklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tom Sawyer Kitabının Özeti Kitap Özetleri</p>
<p>Kitabın Adı: Tom Sawyer<br />
Yazarı:Mark Twain<br />
Çeviren: Nalan Hızal<br />
<span id="more-2257"></span><br />
<strong>Kitabın Özeti</strong></p>
<p>Hikayede Tom‘un cezadan kurtulmak için herkesi şaşkına çevirecek zeka oyunlarını ve sonunda bunlardan nasıl kurtulduğunu yazıyor. Tom hikayede kendi dünyasında (nehirlerin, ormanların, mağaraların ve adaların dünyasında) bir kahraman gibi yaşar.<br />
Tom, Missouri&#8217;ye bağlı St. Petersburg köyündeki &#8220;haşarı&#8221; çocuklardan biridir. Pervasız, tembel, çıldırtıcı ölçüde meraklı olan bir okul çocuğu ve teyzesi Polly Teyze için tam bir baş belasıdır. Bir gün Tom, Huck, Joe herkesten gizli bir plan yapar ve adaya kaçar. Herkes onları öldü sanıp cenaze töreni yapar ama törende ortaya çıkınıca herkes oyun olduğu anlaşılınca herkes onlara karşı tavır alır. Ama Tom ve Huck bu iştende kasabada yaşayan Bayan Douglas’ı öldürmek için plan yapan haydutları ortaya çıkararak kurtulur. Daha sonra haydut Kızılderili Joe’yu hapse atarlar. Ve onun definesinin yerini tek bilenler olarak Tom ve Huck defineyi yerinden çıkarır zengin bir hayat sürerler.</p>
<p>Hikayedeki Kişiler :</p>
<p>Tom Sawyer: Haylaz ve yarmazda olan zeki bir çoçuktur.<br />
Huckleberry Finn: Mahallenin en haylaz çocuğu olan Huck, Tom’dan eksik         bir yanı olmayan mahalle çocukları haricinde kimsenin sevmediği biridir.<br />
Polly Teyze:İyi kalpli ama çok sinirli görünen ve yaşlı bir kadındır.<br />
Joe:İçine kapanık olan Joe kendi dünyasında korsan olmak isteyen bir çoçuk.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/t/tom-sawyer-kitabinin-ozeti-mark-twain.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gulliver&#8217;in Gezileri Kitap Özeti (Jonathan Swift)</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/aksiyon-macera/gulliverin-gezileri-kitap-ozeti-jonathan-swift.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/aksiyon-macera/gulliverin-gezileri-kitap-ozeti-jonathan-swift.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Nov 2008 02:22:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aksiyon-Macera]]></category>

		<category><![CDATA[Çocuk Kitapları]]></category>

		<category><![CDATA[Gulliver'in Gezileri Kitap Özeti]]></category>

		<category><![CDATA[güllüverin gezileri]]></category>

		<category><![CDATA[Jonathan Swift]]></category>

		<category><![CDATA[kitap özet]]></category>

		<category><![CDATA[kitap özeti]]></category>

		<category><![CDATA[kitap özetleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/?p=2252</guid>
		<description><![CDATA[Gulliver&#8217;in Gezileri
&#8216;Gulliver&#8217;in Gezileri&#8217;, dört ayrı yolculu u anlatır. İlk yolculuk cüceler ülkesine, ikincisi devler ülkesine, üçüncüsü ise bilim adamlarının yaşadı ı uçan adayadır. Bu üç bölüm de siyasetin ve bilim dünyasının bir parodisini içerir.

Son bölüm ise Houyhnhnm&#8217;ler ile Yahoo&#8217;ların ütopik ülkesine yapılan yolculuktur. Bu ülkede atlar, yani Houyhnhnm&#8217;ler, aklı başında yaratıklardır ve kardeşlik için kurdukları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gulliver&#8217;in Gezileri</p>
<p>&#8216;Gulliver&#8217;in Gezileri&#8217;, dört ayrı yolculu u anlatır. İlk yolculuk cüceler ülkesine, ikincisi devler ülkesine, üçüncüsü ise bilim adamlarının yaşadı ı uçan adayadır. Bu üç bölüm de siyasetin ve bilim dünyasının bir parodisini içerir.<br />
<span id="more-2252"></span></p>
<p>Son bölüm ise Houyhnhnm&#8217;ler ile Yahoo&#8217;ların ütopik ülkesine yapılan yolculuktur. Bu ülkede atlar, yani Houyhnhnm&#8217;ler, aklı başında yaratıklardır ve kardeşlik için kurdukları uygarlıkta yaşamaktadırlar. Dillerinde, &#8216;yalan&#8217; sözcü ü bile yoktur.</p>
<p>Biyolojik olarak insan türünden gelen Yahoo&#8217;larsa, tamamen vahşi ve erdemden yoksundurlar. Atların, insanları ahırların hizmetçileri olarak kullandıkları bir ülkede yaşarlar.</p>
<p>Gulliver, atların uygarlı ını anlata anlata bitiremedi i gibi onlara öyle hayran olur ki, ülkesine döndü ünde insanların ne görüntüsüne ne de kokusuna dayanamaz. Kendisine iki at satın alıp bütün vaktini onlarla birlikte ahırda geçirmeye başlar.</p>
<p><strong>Başka bir özet</strong></p>
<p>Macera tutkusuyla yola çıktığı geminin batmasıyla minik insanlar ülkesine düşen Gulliver; ilk yolculuğunda Lilliput&#8217;lulara yardım etmesine karşılık, onların düşmanı olan Blefuscudia ülkesi insanlarını tamamen Lilliput&#8217;luların kölesi yapmadığı ve karşı tarafın donanmasını ellerinden aldığı için ölüm tehlikesiyle karşı karşıya gelir. Zorlukla İngiltere&#8217;deki evine dönen Lemuel, yeniden değişik heyecanlar yaşamak isteğiyle dolunca bu kez Hindistan&#8217;a gitmek amacıyla &#8220;serüven&#8221; adlı bir gemiye biner. Gemi yolda kaybolarak bir sahile çıkarlar. Gulliver, diğer yolcu ve gemicileri de kaybederek kendisini devler ülkesinde bulur. Burada bir köylü kendisini farkedip alarak evine getirir ve dokuz yaşındaki kızı Glumdalclitch&#8217;i eğlendirmesi için alıkoyar. Brombdingnag ülkesindeki devler, Lilliput halkına karşıt, kaba ve hoyrat insanlardır. Glumdalclitch&#8217;in babası Gulliver&#8217;i diğer devlere kafes içinde sergileyerek para kazanma hevesindedir. Birgün adam onu kraliçeye satar. Gulliver küçüklüğünden dolayı ezilme, farelere yem olma gibi çeşitli tehlikeler içinde yaşamaktadır. O ülkeden de kaçmayı başaran Lemuel, ülkesine döner ama yine birgün yollara düşecektir: Bu kez korsan saldırısına uğrayan gemisinden alınıp tek başına bir sandalla denizin ortasına bırakılır. Zorlukla çıkabildiği Barnibaldi adlı uçan adada yaşayan Laputa ülkesinin insanları hayatta sadece iki şeyle ilgilenmektedir: müzik ve matematik. Burada da giysileri vücutlarına uymayan, evleri ters duran normal boyuttaki insanların yaşadığı soyut bir dünyanın içinde bulur kendisini. Bu dünyada her şey tersine işlemektedir. Bu ülkede de çeşitli serüvenler yaşayan Lemuel Gulliver sonunda insanlardan soğumaya, giderek nefrete dönüşen bir tepki duymaya başlar. Onu, bu düşüncelerinden Kaptan Mendez&#8217;in sabırlı tutumu kurtaracaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/aksiyon-macera/gulliverin-gezileri-kitap-ozeti-jonathan-swift.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ömer&#8217;in Çocukluğu Kitap Özeti (Muallim Naci)</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/o/omerin-cocuklugu-kitap-ozeti-muallim-naci.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/o/omerin-cocuklugu-kitap-ozeti-muallim-naci.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 17:36:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[o]]></category>

		<category><![CDATA[Muallim Naci]]></category>

		<category><![CDATA[Ömer'in Çocukluğu Kitap Özeti]]></category>

		<category><![CDATA[Ömer'in Çocukluğu özet]]></category>

		<category><![CDATA[Ömerin Çocukluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/?p=2246</guid>
		<description><![CDATA[Ömer&#8217;in Çocukluğu Kitap Özeti
Kitabın Adı : Ömer&#8217;in Çocukluğu
Yazarı : Muallim Naci
Türk edebiyatının önemli ve yenilikçi isimlerinden biri olan Muallim Naci’nin çocukluk hâtıralarından oluşan “Ömer’in Çocukluğu” isimli eserinde yazar, kendine özgü çocuk dünyasını, mahallesini, arkadaşlarını, ailesini, hocalarını bize anlatıyor. Ama bu anlatımı öyle güzel bir üslûpla yapıyor ki zaman zaman Ömer’le ağlıyor, bazen de Ömer’le eğleniyoruz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ömer&#8217;in Çocukluğu Kitap Özeti<br />
Kitabın Adı : Ömer&#8217;in Çocukluğu<br />
Yazarı : Muallim Naci</p>
<p>Türk edebiyatının önemli ve yenilikçi isimlerinden biri olan Muallim Naci’nin çocukluk hâtıralarından oluşan “Ömer’in Çocukluğu” isimli eserinde yazar, kendine özgü çocuk dünyasını, mahallesini, arkadaşlarını, ailesini, hocalarını bize anlatıyor. Ama bu anlatımı öyle güzel bir üslûpla yapıyor ki zaman zaman Ömer’le ağlıyor, bazen de Ömer’le eğleniyoruz ve yaşadıklarıyla heyecanlanıyoruz. Yazarın dili o kadar tatlı ve cazip ki, o dönemden bu yana çocukluğun tadının hiç değişmediğini fark ediyoruz sayfalar arasında dolaşırken.<br />
<span id="more-2246"></span><br />
“Ömer’in Çocukluğu” çocuk edebiyatımızın, hâtıra edebiyatımızın muhteşem ve unutulmaz bir örneğidir. Bu eseri okuyup da sevmeyen yok gibi. Büyüklere de hitap ediyor çünkü, küçüklere de. Muallim Naci’nin en yaygın eseridir “Ömer’in Çocukluğu”. Zira birebir yaşanmış olayları aktarmakta, yaşanmış küçüklük hâtıralarını dile getirmektedir. Yazarın son derece canlı, çarpıcı ve lirik bir üslûp ile anlattığı olaylar zinciri, biz büyükleri de çocukluk yıllarımıza götürmektedir. Eserde, medeniyetimizin temel taşlarından olan mahallenin kendisine has dünyasını, okulda geçen serüven dolu günleri, yazarın babasının ölümü dolayısıyla ailesinin yaşadığı üzüntüyü, ağabeysinin bir anlamda ona öğretmenlik yapmasını ve tabiatıyla yaramazlıklarını okurken kimi zaman eğleniyor, kimi zaman da hüzünleniyoruz.Muallim Naci, bütün bu yaşanmışlıkları öylesine hoş ve ilgi çekici bir dille anlatıyor ki, o dönemden bu yana çocukluğun tadının değişmediğini anlıyoruz. Yani çocuk her zaman çocuktur. “Ömer’in Çocukluğu”, ya da hepimizin çocukluğu…</p>
<p>Ömer’in Çocukluğu - Muallim Naci, Hazırlayan: Mehmet Nuri Yardım, Bordo Siyah Yayınları, İstanbul 2006, 92 sayfa.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/o/omerin-cocuklugu-kitap-ozeti-muallim-naci.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Murtaza Kitap Özeti (Orhan Kemal)</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/m/murtaza-kitap-ozeti-orhan-kemal.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/m/murtaza-kitap-ozeti-orhan-kemal.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 17:32:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[m]]></category>

		<category><![CDATA[Murtaza]]></category>

		<category><![CDATA[Murtaza Kitap Özeti]]></category>

		<category><![CDATA[Murtaza özet]]></category>

		<category><![CDATA[Orhan Kemal]]></category>

		<category><![CDATA[Orhan Kemal Murtaza]]></category>

		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/?p=2244</guid>
		<description><![CDATA[Kitabın Konusu: Murtaza’nın unvan namus şeref işini hakkıyla yapma uğruna yaşadığı olaylar edindiği düşmanlıklar ve yaptığı mücadele anlatılır.
Kitabın Anafikri :  İnsanın sorumlulukları vazifesi hayatındaki her şeyden önce gelmelidir.

Yardımcı Fikirler:
1)İnsan vazifesini hakkıyla yerine getirmelidir.
2)İnsan hayatında sorumluluklarına paradan daha çok önem vermelidir.
3)İnsan vazifesini yaparken akrabalarına yakınlarına torpil geçmemelidir
4)Ebeveynler çocuklarını yetiştirirken iyi yetiştirmelidirler.
5)İnsan hayatında paradan daha önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kitabın Konusu: Murtaza’nın unvan namus şeref işini hakkıyla yapma uğruna yaşadığı olaylar edindiği düşmanlıklar ve yaptığı mücadele anlatılır.</p>
<p>Kitabın Anafikri :  İnsanın sorumlulukları vazifesi hayatındaki her şeyden önce gelmelidir.<br />
<span id="more-2244"></span><br />
Yardımcı Fikirler:</p>
<p>1)İnsan vazifesini hakkıyla yerine getirmelidir.<br />
2)İnsan hayatında sorumluluklarına paradan daha çok önem vermelidir.<br />
3)İnsan vazifesini yaparken akrabalarına yakınlarına torpil geçmemelidir<br />
4)Ebeveynler çocuklarını yetiştirirken iyi yetiştirmelidirler.<br />
5)İnsan hayatında paradan daha önemli şeyler olduğunu unutmamalıdır.<br />
6)Çalışanlar görevlerinde üstlerine karşı saygılı olmalıdır.<br />
7)İnsanları düşünceleri alay konusu yapılmamalıdır.<br />
8)Çocuklar babalarını kandırmamalıdır ve karşı gelmemelidirler.<br />
9)Resmi yerlerde memur gibi üst görevlilere torpil geçilmemelidir.</p>
<p>Kitabın Özeti:</p>
<p>Murtaza Yunanistan’dan mübadeleyle Çukurova’ya gelmiş bir muhacirdir.Kolağası Hasan dayısı gibi asker olup savaşarak şehit olmak en büyük isteğiydi.Mübadele yapıldıktan sonra Çukurova’ya gelen muhacirler topraklarını satıp konaklar evler alacak kadar zengin olmuşlardır.Murtaza ve onun gibi düşünenler ise ezan seslerine kavuştukları için şükretmiş mal mülk istememişlerdir.Murtaza mal mülk istemese de ailesi istemiştir.Erkek kardeşi zengin olmayı başarmıştır.Annesi parasızlıktan ölmüştür.Kız kardeşiyle Murtaza İstanbul’a gelmişlerdir.Murtaza Çukurova’da bir kızı tanımış beğenmiştir.Kızı beğenmesinin ası nedeni kızın babasının da Murtaza gibi düşünüp zengin olma derdine düşmemesidir.Murtaza daha sonra bu kızla evlenmiştir.Kız kardeşi de birisiyle evlenmiştir.Murtaza’nın en büyük hayali dayısı gibi askerlik ile ilgili bir görev alıp savaşlarda şehit olmaktı.Ama istediği olmadı askerlikle ilgili bir meslek bulamadı.O da üniforma giyebilmek için mahalle bekçisi oldu ve işini titizlikle yaptı.Hırsızlara, haksız kazanç sağlayanlara, mahalleyi rahatsız edenlere göz açtırmadı çünkü ona göre her ne meslek olursa olsun önemeliydi ve düzgün yapılmalıydı.Mahalleli bundan rahatsız oldu ve türlü türlü oyunlar yaptıysadalar Murtaza’dan kurtulamadılar.Mahallelinin komiseri de Fen Müdürü olan arkadaşı Kamüran’ın fabrikadaki bozulan disiplinini görünce ona Murtaza’yı tavsiye etti.Böylece Murtaza fabrikaya gece kontrolü oldu.Murtaza hep erkek çocuğunun olmasını istedi, onun dayısına benzemesini ve onun gibi  asker olup savaşlarda şehit olmasını istedi.Kız çocuklarından sonra erkek çocuğu oldu adını da Hasan koydu.Hasan istediği gibi dayısına benzemedi.Futbola düşkün oldu babasının istediği gibi askeri okula gitmedi sanat okuluna gitti.Murtaza da umudunu yeni doğan çocuğu Hasan’a sakladı.Murtaza yeni doğan çocuğunun da ismini Hasan koymuştu.Murtaza küçük oğlu Hasan’ın istediği gibi olduğunu sanıyordu.Oysa Hasan babasını kandırıyordu.Babası büyüyünce hangi okula gideceksin diye sorduğunda Kuleli Askeri Lisesi dediğinde Murtaza çok seviniyordu dünyalar onun oluyordu.Aslında Hasan babasını kandırıyor babasından para alabilmek için öyle söylüyordu.Murtaza bunu anlamıyordu.Murtaza çalışmaya başladığı fabrikada işçiler tarafından sevilmedi.Çünkü işçiler işten kaytarıyor işlerini aksatıyorlardı.Murtaza’da onlara engel olduğu için işçiler onu sevmediler onlarda mahalledekiler gibi türlü oyunlara başvurup işten atılması için çalıştılar ama başarılı olamadılar.Çünkü fen müdürü Murtaza’ya güveniyor ona tam yetki veriyordu.Öyle ki hemşerisi  Nuh bile buna şaşırıyordu.Bunun nedeni ise fabrikanın bozulan disiplininin Murtaza’nın sayesinde düzelmesiydi.Murtaza’nın küçük oğlu Hasan babasını kandırmakla kalmadı ve bir gün bakkaldan ekmek çaldı.Murtaza bunu duyunca çok üzüldü adeta yıkıldı.Bakkal mahkemede Hasan’ı affedip cezasını iptal ettirecekti ama Murtaza oğlunun bu yaptığını ona hiç yakıştıramadı ve onu affetmedi mahkemede hakime cezasını çekmesi gerektiğini söyleyip salonu terk etti.</p>
<p>ANA DÜĞÜM:Murtaza dayısı gibi savaşarak şehit olabilecek mi?</p>
<p>ARA DÜĞÜMLER:</p>
<p>1)Murtaza askerliğe yakın olarak hangi mesleği bulacak?</p>
<p>2)Mahalleli Murtaza’yı kovabilecek mi?</p>
<p>3)Murtaza’nın erkek çocukları dayısına benzeyecek mi?</p>
<p>4)Murtaza fabrikada tutunabilecek mi?</p>
<p>5)Fen müdürü işçilerin şikayetlerini kabul edecek mi?</p>
<p>6)Murtaza fabrikaya giren hırsızı yakalayabilecek mi?</p>
<p>7)Murtaza’nın kızı Firdevs hastalığından kurtulabilecek mi?</p>
<p>8)Murtaza küçük oğlu Hasan’ın onu kandırdığını anlayacak mı?</p>
<p>9)Murtaza’nın küçük oğlu Hasan ceza alacak mı?</p>
<p>10)Murtaza küçük oğlu Hasan’ı affedecek mi?</p>
<p>FİGÜRLER:</p>
<p>Murtaza:Romanın ana kahramanıdır.Sivri uzun burunlu, kalın kapkara kaşlı, geniş alınlı, yeşil gözlüdür.Sorumluluklarını vazifesini çok iyi bilir,vazifesini her şeyi üstünde tutar cesur bir muhacirdir.</p>
<p>Murtaza’nın Karısı:Mavi gözlü, zayıf, paraya önem veren ünvana şerefe önem vermeyen bir kadındır.</p>
<p>Kamüran:Fabrikanın fen müdürüdür.Laubali her şeyi ciddiye almayan ama gerektiğinde de ciddi ve doğru davranmasını bilen her zaman Murtaza’nın arkasında olan peşin hükümlü olmayan çapkın eğlenceye düşkün akıllı biridir.</p>
<p>Akile Hala:Zeki yardımsever düşünceli hep Murtaza’nın yanında olan onu düşünen biridir.</p>
<p>Kontrol Nuh:Kalın kemikli, geniş yüzlü tilkiyi andıran bir yüzü vardır.Laubali işini ciddiye almayan, yalaka, çıkarlarını düşünen, Murtaza’dan nefret eden Fen müdürünün hemşerisi şımarık biridir.</p>
<p>Azgın Ağa:Kaba bıyığı püskül püskül kaşları bir doksan boyunda iri yarı zamanında savaşlar katılmış mert bir adamdır.</p>
<p>Hasan:Murtaza’nın büyük oğludur.Zayıf uzun boylu annesi gibi mavi gözlü akıllı biridir.Babasını sevmez futbola düşkündür.</p>
<p>Hasan:Murtaza’nın küçük oğludur.Murtaza büyük oğlu dayısına benzemediği için küçük oğlunun da adını Hasan koymuştur.Ama küçük oğlu Hasan da babasını sevmez ve onu kandıran kötü biridir.</p>
<p>ZAMAN:Romanın geçtiği zaman verilmemiştir.Kitapta</p>
<p>Murtaza 1925’lerden sonraki mübadelede Türkiye’ye göç etti.</p>
<p>1946-47’lerde yurdun her yanı demokrasi naralarıyla çalkalandığı…</p>
<p>gibi cümlelerin yanında;yarın,gece yarısı,ikindi saati,bir saat 45 dakika,öğle,akşam üstü gibi kozmik zamanlar da kullanılmıştır.</p>
<p>MEKAN:Çukurova,Yunanistan, İstanbul, kahvehane,fabrika,iplikhane,dokumahane,mahalle,</p>
<p>karakol,lokanta,ev,bakkal dükkanı olayların yaşandığı yerlerdir.</p>
<p>ANLATICI-ANLATIM ŞEKİLLERİ VE ANLATIM TEKNİKLERİ:Olaylar kamera sessizliğinde gözlem yapılarak anlatılmıştır.Yani gözlemci figür bakış açısı kullanılmıştır.Romanda geriye dönüş tekniği de kullanılmıştır.Leitmotif tekniğine yer verilmiştir.Murtaza’nın ‘Yukarda Allah Ankara’da devlet burada da ben’ sözü romanda geçen leitmotif örneğidir</p>
<p>BAKIŞ AÇISI:.</p>
<p>Anlatıcı; beğenen taktir ve tasdik eden, tenkit yönelten ve özeleştiride bulunan bakış açısı sergilemiştir.</p>
<p>DİL:Yazar herkesin konuştuğu ortak dili kullanmıştır ve herkesin anlayabileceği bir dil kullanmıştır.Yabancı terimlere yer vermemiş sade yalın anlaşılır bir dil kullanmıştır.</p>
<p>ÜSLUP:Yazar hem uzun hem kısa cümlelere yer vermiştir.Tasvirlerde bulunurken uzun cümleler kullanmayı tercih etmiştir.Edebi sanatlara, tamlamalara yer vermemiş akıcı olmasına özen göstermiştir.Bazı tekrarlanan tasvir cümleleri romanın akıcılığını bozsada roman bundan olumsuz şekilde etkilenmemiştir.</p>
<p>HÜKÜM VE SONUÇ:Orhan Kemal yazılarında gerçeklilik çizgisinde yalın açık bir anlatım kullanır.Bu romanında bu özelliğini devam ettirmiştir.Değişik olarak o kendine has köy, Anadolu tasvirlerine yer verememiştir.Bunun nedeni olarak romanın İstanbul’da geçmesini gösterebiliriz.Eserde kendi görüşlerini direkt olarak ifade etmemiştir ama kahramanları aracılığıyla zaman zaman düşüncelerini yansıtmıştır.</p>
<p>Orhan Kemal Murtaza romanında dönemin şartlarını açık anlaşılır okuyucuyu sıkmayacak şekilde sade gerçekçi bir dille anlatmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/m/murtaza-kitap-ozeti-orhan-kemal.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Lev Nikolayeviç Tolstoy un hayatı</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/yazarlar/lev-nikolayevic-tolstoy-un-hayati.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/yazarlar/lev-nikolayevic-tolstoy-un-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2008 01:09:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<category><![CDATA[Lev Nikolayeviç Tolstoy]]></category>

		<category><![CDATA[Tolstoy]]></category>

		<category><![CDATA[Tolstoyun eserleri]]></category>

		<category><![CDATA[Tolstoyun hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/?p=2241</guid>
		<description><![CDATA[Lev Nikolayeviç Tolstoy (9 Eylül 1828 - 20 Kasım 1910)
Büyük bir rus yazarı, fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir. Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana&#8217;da doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova&#8217;ya gitti. Çalışkan zeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lev Nikolayeviç Tolstoy (9 Eylül 1828 - 20 Kasım 1910)</p>
<p>Büyük bir rus yazarı, fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir. Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana&#8217;da doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova&#8217;ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire&#8217;i ve J. J. Rousseau&#8217;yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetle etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana&#8217;ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan &#8220;Çocukluk&#8217;u&#8221; bu sıralarda yazdı.</p>
<p><span id="more-2241"></span></p>
<p>Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya&#8217;ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikayelerini yazdı. 1854&#8242;te Kırım savaşı&#8217;na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg&#8217;a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre&#8217;de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana&#8217;ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862&#8242;de evlendi.</p>
<p>Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs 16 yaşında idi.Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti.Karısına önceki yaşamı,özelliklede yanlarında çalışan kadın kölelerle olan cinsel ilişkileri anlattığı günlüklerini evlendikleri gün okuması için vermiş ve önceki hayatındaki yaptığı yanlışları öğrenmesini istemiştir.Fakat cinselliğe düşkünlüğü evlilikleri boyunca sürdü.Bu evlilkten 12 cocukları oldu bu çocuklardan 5&#8242;i öldü.Eserlerinin en kuvvetli olan iki romanı &#8220;Savaş ve Barış&#8221; ile &#8220;Anna Karenina&#8217;yı&#8221;, bu sıralarda yazdı.Karısı eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı,hatta &#8220;Savaş ve Barış&#8221;ı 12 kez düzeltmelerini yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. &#8220;Kruetzer Sonat&#8221;, &#8220;Efendi ile Uşak&#8221;, &#8220;Karanlıkların Gücü&#8221;, &#8220;İman nedir&#8221;, &#8220;İnciler&#8221;, &#8220;Kilise ve Devlet&#8221;, &#8220;İtiraflarım&#8221; hep bu yılların ürünleridir.</p>
<p>Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy&#8217;un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını gerçekten büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında &#8220;Diriliş&#8221;, &#8220;Gençliğim&#8221;, &#8220;Çocukluk&#8221;, &#8220;Hacı Murat (roman)&#8221;, &#8220;Ayaklanış&#8221;, &#8220;Sergey Baba&#8221;, &#8220;Tanrı Bizim İçimizdedir&#8221;, &#8220;Kazaklar&#8221;, &#8220;Tesadüf&#8221;, &#8220;İki Süvari&#8221; gibi eserleri vardır.</p>
<p>82 yaşında vefat eden Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır.Tolstoy ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Bir gün küçük bir kasaba istasyonunda, hayata gözlerini yumdu.</p>
<p><strong>Romanları</strong><br />
Anna Karenina<br />
Diriliş<br />
Savaş ve Barış<br />
İtiraflarım<br />
Kereutzer Sonata<br />
İnsan Ne İle Yaşar?<br />
Hacı Murat</p>
<p><strong>Öyküleri</strong><br />
Ağdaki Kuşlar<br />
Ateşi Kıvılcımken Söndürmeli<br />
Baskın<br />
Davulun Sesi<br />
Efendi ile Uşak<br />
Erik Çekirdeği<br />
İvan İlyiç&#8217;in Ölümü</p>
<p><strong>Masalları</strong><br />
Fil ile Tilkiler<br />
Masallar<br />
Tolstoy&#8217;dan Masallar</p>
<p><strong>Günlük ve Mektuplar</strong><br />
Tolstoy&#8217;un Günlüğü</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/yazarlar/lev-nikolayevic-tolstoy-un-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Vatan Yahut Silistre Kitap Özeti (Namık Kemal)</title>
		<link>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/v/vatan-yahut-silistre-kitap-ozeti-namik-kemal.html</link>
		<comments>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/v/vatan-yahut-silistre-kitap-ozeti-namik-kemal.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Nov 2008 01:03:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[v]]></category>

		<category><![CDATA[Vatan Yahut Silistre]]></category>

		<category><![CDATA[Vatan Yahut Silistre kitap özeti]]></category>

		<category><![CDATA[Vatan Yahut Silistre namık kemal]]></category>

		<category><![CDATA[Vatan Yahut Silistre özet]]></category>

		<category><![CDATA[Vatan Yahut Silistre özeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kitap-ozetleri.com/?p=2238</guid>
		<description><![CDATA[Vatan Yahut Silistre Kitap Özeti
Kitabın Adı : Vatan Yahut Silistre
Yazarı : Namık Kemal
Kitabın Özeti
KONUSU: Siliistre bugünkü Bulgaristan’da Tuna ırmağının kıyısında, bir kenttir. 1388 yılında Türkler tarafından fethedilen Silistre, 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında çok kalabalık bir Rus ordusu tarafından kuşatılmış, Musa Hulusi Paşa kumandanlığındaki Türk kuvvetleri kırk gün boyunca, kaleyi kahramanca savu­nurlar.

Kitapta, asıl verilmek istenen Vatan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vatan Yahut Silistre Kitap Özeti</p>
<p>Kitabın Adı : Vatan Yahut Silistre<br />
Yazarı : Namık Kemal</p>
<p>Kitabın Özeti<br />
KONUSU: Siliistre bugünkü Bulgaristan’da Tuna ırmağının kıyısında, bir kenttir. 1388 yılında Türkler tarafından fethedilen Silistre, 1853-1856 Kırım Savaşı sırasında çok kalabalık bir Rus ordusu tarafından kuşatılmış, Musa Hulusi Paşa kumandanlığındaki Türk kuvvetleri kırk gün boyunca, kaleyi kahramanca savu­nurlar.<br />
<span id="more-2238"></span><br />
Kitapta, asıl verilmek istenen Vatan Sevgisi’dir. Bunun ya­nında, Silistre Kalesİ’ne yardıma koşan gönüllüler ve bunlardan İslam Bey ile Zekiye’nİn aşkı da anlatılmaktadır.</p>
<p>Kısa Özeti</p>
<p>İslam Bey, gönüllü olarak orduya gideceğinden dolayı uzaktan sevmekte olduğu Zekiye ile vedalaşmak üzere onun odasına girer. Zekiye’ye, kendisi hakkında beslediği sevgiyi anlatır. Kız da ona karşı kayıtsız olmadığı gibi, onun arkasından o da erkek elbisesi giyerek gönüllüler takımına karışır, Silistre’ye kadar gider. Silistre’de kuşatma altında kalırlar. Bu arada İslam Bey yaralanır, ona, Âdem ismini almış olan Zekiye bakar. Yaralı olduğu halde İslam, yanında Abdullah Çavuş ve Zekiye ile düşman cephanesini ateşlemek üzere giderler. Dönüşlerinde düşman kuşatmayı kaldırıp çekilmiş vaziyette bulurlar. Kumandan Sıtkı Bey de. Zekiye’nin vaktiyle bir namus meselesinde itaatsizlik ettiği için keçe külah edilmiş olduğundan asıl adı olan Ahmet’i değiştirip Sıtkı’yı kullanarak yeniden askerlikte rütbesi kazanmış olan babası çıkar. İslam ile Zekiye’nin düğünleri kazanılan savaşın mutluluğuyla birlikte yapılır.</p>
<p>GENİŞ ÖZETİ:</p>
<p>Birinci Perde:</p>
<p>Zekiye, odasında uzanmış kendi kendine İslam Bey’e olan aşkını anlatmaktadır. İslam Bey ise, bu sırada, veda etmek için Zekiye’nİn penceresi etrafında dolanmaktadır. Sesi duyunca, kendisini gösterir. Zekiye utanmıştır.<br />
İslam Bey, Silistre’ye yardıma giden gönüllülerden olmaya kararlıdır. Bunu Zekiye’ye söyleyince, sevgisi çok büyük olan Zekiye’nİn, haliyle üzüntüsü de büyük olmuştur. Bu yüzden İs­lam Bey’i bu kararından vazgeçirmeye çalışır. İslam Bey ise ataları arasında tam kırk iki şehit bulunduğunu, bu kadar şehidi olan bir ailenin ferdine kaçmanın yakışmayacağını belirtir.<br />
Zekiye ise kardeşini şehit vermiş, yıllar önce cepheye giten babasından ise yıllardır bir haber alamamıştır.. Şimdi de hayatta tek sevdiği İnsandan ayrılmak, ona kat be kat zor gelmektedir. Yine de, onu sevgi ile uğurlar. İslam Bey, “Yaşasın vatan !” diyerek Zekiye’nİn yanından ayrılır.<br />
İslam Bey, Zekiye’nİn yanından çıktıktan sonra, dışarıda kendisini bekleyen gönüllülerin yanına gelir ve “Beni seven peşim­den gelsin” diyerek yola düşer.<br />
Biraz sonra Zekiye de erkek kılığına girer ve İslam Bey’in git­tiği yoldan takip eder.</p>
<p>İkinci Perde:</p>
<p>Gönüllüler, Silistre Kalesi’ndedirler. Zekiye de içlerindedir. Miralay Sıtkı Bey, ölüm ve kalım günlerinin sayılı olduğunu, isteyenin gidebileceğini söyleyince, gönüllülerden birisi “madem gidecektik de buraya neden geldik” diyerek bütün arkadaşları adına kararlılıklarını vurgular. Zekiye’yı çocuk diye göndermek isterler­se de, ısrarlı turumu sayesinde vazgeçerler…<br />
Çatışma bütün şiddetiyle başlar. İslam Bey yaralanmıştır. Zekiye onu tanıdığı için hemen yanına koşar, İslam Bey Zeki­ye’nİn kollarında bayılır.<br />
Zekiye, tedavisi için yanında revire gider,<br />
Miralay Rüstem Bey ile Sıdkı Bey ise gelmişten geçmişten derin bir sohbete dalarlar.</p>
<p>Üçüncü Perde:</p>
<p>İslam Bey, hasta yatağında devamlı sayıklamakta, Zekiye ümit ve endişe ile başında beklemektedir. Günler sonra gözlerini açtığında Zekiye’yi görünce, şaşırır. Zekiye kendisini saklamaya Çalışsa da fazla direnemez ve iki sevgili konuşmaya başlarlar.<br />
Düşman ise hedefine adım adım yaklaşmaktadır. Kaleyi ele \ geçirmesi an meselesidir. Tek çare olarak, kaleden çıkıp düşman cephaneliğini ateşlemek gözükmektedir. Bu iş için İslam Bey yara­lı hali ile Öne çıkar. İkinci öne çıkan kişi ise Zekiye’dir. Yanlarına bir de Abdullah Çavuş’u katarlar. Sıdkı Bey Zekiye’ye çok dikkatli bakar ve “Oğlum mezarda yatıyor” der. Zekiye’yi oğluna çok benzetmiştir.</p>
<p>Dördüncü Perde:</p>
<p>Aradan günler geçmiş, düşman toparlanmaya başlamıştır. Sıdkı Bey, çocukları düşman içine gönderdiğine bin kere pişman olmuş vaziyette dolanıp durmaktadır. Nihayet, Abdullah Çavuş görünür ve olanları anlatır. Anlattıklarından, İslam Bey’in büyük bir kahramanlık ve fedakârlık örneği göstererek düşmana büyük kayıp verdiği anlaşılmaktadır. Bu konuşma sürerken, İslam Bey, kelinde kırık kılıcı ile çıkagelir, tabii Zekiye de arkasından.</p>
<p>Sıdkı Bey coşku ile İslam Bey’i “evladım” diyerek kucaklayıp alnından öper. İslam Bey de onun ellerinden. Sonra Sıdkı Bey, çocuğun nerede olduğunu sorar. İslam Bey, Sıdkı Bey’e bütün olup biteni anlatır. Sıdkı Bey kızı yanına getirmesini söyler. Sıdkı Bey, Zekiye’ye sorduğu suallere aldığı cevaplardan kendi öz kızı olduğunu; Zekiye de yüzündeki duruşun aynı ninesi ve abisinin yüzündeki duruş olduğunu görerek, Sıdkı Bey’İn öz babası oldu­ğunu anlar. Baba kız kucaklaşırlar. Sevinçlerine diyecek yoktur.<br />
Bu esnada, Abdullah Çavuş eratın önüne düşmüş, onları “Arş Yiğitler Vatan İmdadına” marşını söyleterek yürütmektedir. Sıdkı Bey’in önüne gelince dururlar. Sıdkı Bey erat önünde şu tarihi konuşmayı yapar:<br />
“Arslanlanml Doksan gündür çekmediğiniz belâ, görmediğiniz ce­fâ kalmadı. Osmanlıların namusunu göklere çıkardınız. Vatan sizden hoşnuttur. ..Vatanımızın faydasını koruduk, yine de koruruz. Her za­man koruruz. Biz her zaman bu yolda ölmeye hazırırz. Yaşasın vatan! Yaşasın Osmanlılar!”<br />
Askerler de hep bir ağızdan: “Yaşasın vatan! Yaşasın Osmanlı­lar!” dîye haykırır ve perde kapanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kitap-ozetleri.com/kitap-ozeti_kitap_ozetleri/v/vatan-yahut-silistre-kitap-ozeti-namik-kemal.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
