Bu yazı on Pazartesi, Ağustos 20th, 2007 at 23:01 zaman diliminde kitap özeti-kitap özetleri, s. Kategorisinde yazıldı.Yorumları takip etmek için RSS 2.0 besleme linkini kullanın. Dilerseniz yorum yazın yorum , veya sitenizden geridönüşüm verebilirsiniz.
Sefiller-Victor Hugo
20 Ağustos 2007İlgililer: hikayeler, kitap özeti, kitap özetleri, romanlar, Sefiller, Sefiller kitap özeti, VARLIK YAYINLARI, Victor Hugo, yazarlar
KİTABIN ADI : SEFİLLER
KİTABIN YAZARI : VICTOR HUGO
YAYINEVİ : VARLIK YAYINLARI
BASIM YILI : 1992
KİTABIN KONUSU
Bu romanda Jean Valjean adlı bir köylünün, 19. yy.’un ilk 30 yılındaki serüvenleri anlatılır.Valjean aç ailesini doyurmak için ekmek çaldığından bir kadırgada kürek çekmeye mahkum edilmiştir.
ESERİN ÖZETİ
Birkaç kez kaçma girişiminde bulunduğundan mahkumiyet süresi 19 seneye çıkarılır 1815’de serbest bırakılır. Valjean Güney Fransa’da D kasabasına gider. Bir kürek mahkumu olduğundan kimse onu barındırmak istemez. Sonunda yaşlı ve çok iyi bir insan olan kasabanın piskoposu onu yanına alır ve ona çok iyi davranır. Valjean onun bu konuk severliğine piskoposun yemek takımlarını çalmakla karşılık verir. Polis kısa bir süre sonra Valjean’I yakalar ve piskoposa getirir piskopos Valjean’I hayrete düşürürcesine, yemek takımını Valjean’a hediye verdiğini söyler. Valjean’ın karşılaştığı bu durum onu derinden etkiler. Ondan sonra piskoposun güvenine layık olmaya mümkün olduğu kadar erdemli ve dürüst bir hayat sürmeye söz verir.
Valjean yıllar sonra takma bir adla Kuzey Fransa’da mücevherat üreticisi olarak devam ediyordur. Üretimde bir iki basit gelişme gerçekleştiğinden şimdi varlıklı bir insandır. Kasaba halkının güvenini kazanmış ve hatta belediye başkanı bile seçilmiştir. Kasabanın müfettişiJavert, tam bir dedektiftir ve amirinin kişiliğinden şüphe eder. Onu tam yakalattıracağı sırada adının Valjean olduğu bir diğer insanın başka bir suçtan yakalandığını ve tekrar kadırgaya gönderileceği haberini alır. Çok mahçup duruma düşen polis müfettişi belediye başkabıbdan özür diler, onun hakkında şüphelere düştüğünü anlatır. Valjean kendi adını taşıyan suçsuz bir insanın acı çekmesinden ötürü vicdan azabı duyar. Kahramanca bir hareketle mahkemeye gider, kendisini tanıtır ve kendi isteğiyle kürek mahkumluğuna döner. Birkaç yıl sonra tekrar kaçar ve kuzeye gider. Üretici olarak iş yaptığı yılların karşılığı olan parayı buraya gömmüştür. Para onu rahatça geçindirebilecek ve çevresinede yardım etmesine de imkan verecektir. İlk işi Cosetta adında bir kızı aramak olur. Kız bir zamanlar yanında çalışan Fantina’nın kızıdır. Fantina kızına bakmak için fahişelik yapmıştır. Fantina artık ölmüştür ve onu yetiştiren üvey anne ve babası ona kötü muamele etmektedir. Valjean onu evlatlık alır ve ona derin bir sevgiyle bakmaya başlar. Beraberce Parise giderler. Valjean bir rahibe manastırında bahçıvan olarak çalışmaya başlar ve Cosette da manastırın okuluna gider.
Cosetta büyüyünce Parisli bir öğrenci olan marius Pontmercy adında bir genç onunla ilgilenir. Cosette ve Marius, Paris’in Luxenburg Gardens adındaki parkında tanışırlar ve Valjean’ın kendisini ve Cosette’yi gizli tutmasına rağmen gizliden gizliye mektuplaşırlar.
Olaylar, ülkedeki iç huzursuzluklar sırasında doruğa ulaşır. Sosyalistler 1832’de, Paris’te hanedanlığa karşı başarısız kalan bir baş kaldırma hareketine girişirler Marius ve arkadaşları bu isyanda yer alırlar ve sosyal adalete bağlılığından ötürü kim olduğunun meydana çıkmasına bile aldırış etmeyen Valjean da isyana katılır. Sokak çatışmalarının ortasında eski düşman Javert ile karşılaşırlar. Onun bütün hayatı şimdi ellerindedir.Gerçi bir tek kurşun Javert’I ortadan kaldıracaksa da Valjean Jvert’ı serbest bırakır. Valjean’ın bu davranışı Javert’in, kesin meşruiyet ve hukuka dayanan ahlaki dünyasını alt üst eder. Hayatında ilk defa olarak bir mahkumun kanuna saygı duyan bir vatandaştan daha iyi bir insan olacağını düşünür ve kendini öldürür.
Bu arada barikatlar ardına çekilen isyancılar çevrilir. Karşı tarafın kuvvetleri daha fazladır. Çarpışmalar sırasında Marius ağır yaralanır. Valjean Marius’u, sırtında taşıyarak yer altındaki lağım kanallarına götürür. Burası hoş bir yer olmasa da, çatışma alanından uzaktır. Kendisini tamamen kaybetmiş ve hemen hemen ölü olan Marius, büyükbabasının evine getirilir. Marius hayatını kimin kurtardığını bilmemektedir.
Valjean, Cosette ile Marius arasına girmemeye karar verir. Cosette’nin Marius’u sevdiğini ve onunla evlenmek istediğini anlar. Cosette’ye büyük miktarda para verdikten sonra inzivaya çekilir. Marius önceleri bunu kabul eder fakat hayatını kurtaranın Valjean olduğunu öğrenince Cosette ile birlikte son bir defa görmek için ihtiyar adamın yatak ucuna giderler. Valjean ölüm yatağında, seneler önce, evliya gibi biri olan psikopozun inanılmaz bir jestle kendisine hediye ettiği ve böylece Valjean’ın ruhunu kazandığı gümüş şamdanlığı Cosette’ye hediye eder.
ANAFİKRİ
Kendisine her zaman kötü davranılan bir mahkumun, kendisine iyi davranan biriyle
beraber olduğu zaman kişiliğinin ve davranışlarının iyiye doğru gidişatı gözlenmiştir.
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRMESİ
JEAN VALJEAN: Romanın kahramanı. Önceleri basit, çalışkan bir köylüyken sonradan bir mahkum olarak hayata küskünlük duyar.
JAVERT: Hiç bir zaman satın alınamayacak kadar namuslu bir polis memuru.
MARIUS PONTMERCY: Albayın oğlu. Kendisini babasının anısına adıyan bir genç.
COSETTE: Fantine’nin kızı, Valjean’ın evlatlığı. Sevimli bir kız.
FANTINE: Karakteri bakımından iyi bir kız ise de şartlar onu bir fahişe olmaya zorlar.
KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Eserde tarihsel olaylar, kişilik çözümlemeleri, siyasal düşünceler, insanlar arasındaki günlük ve basit ilişkiler iç içe ve büyük bir ustalıkla anlatılmıştır.
Toplam Okunma: 11891 | Bugunku Okunma: 7 | En Son Okunma: 26.07.2008 - 13:39
Yorumlar (42)
Ekim 4th, 2007 at 17:21
En çok okumak istediğim kitaplardan birisi aslında ama şu anda başka bir kitap okuyorum ve bu özeti de ödevim için kullanacağım.ok. Yayınlayanlara Teşekkür ederim ve tabi gönderenede.
Ekim 8th, 2007 at 18:23
çok güzel bir roman evrenselllik niteliği de tasıyor
Kasım 4th, 2007 at 08:59
çok güzel bi kitap çok hoşuma gitmiştibence herkes KİTABINI okumalı
Kasım 13th, 2007 at 19:41
çok güzel.cok beğendim.site cok güzel olmuş.kitaplar hakkında ayrıntıya girilmiş.süper
Kasım 14th, 2007 at 20:46
walla süper bi kitap dünya üzerindeki herkes okumalı
Kasım 29th, 2007 at 21:40
bencede çok güzel kitap,herkesin okumasını tavsiye ederim.İlk defa kitap okuyorum çok etkilendim.Hayran kaldım.
Kasım 29th, 2007 at 21:42
kitap okumayı sewmeyenlerin
şu kitabı okumasını istiyorum.
Aralık 3rd, 2007 at 19:44
bu özeti arkadaşım için alıyorum.:D
ne hayır sewerim değil mi.??? (sayfa başına 50 YKR alıyorum .:D)
Aralık 11th, 2007 at 16:29
çok güzel bir kitap herese tavsiye ederim
Aralık 23rd, 2007 at 14:16
bu kitabı beğendim ama cok kısa biraz daha uzun olabilirdi
Aralık 24th, 2007 at 21:49
ayyyyyyyyyyyyyy cok guzel bı kıtap okumanızı tawsıye ederım
Aralık 25th, 2007 at 21:57
çok manyak bi kştap abi ben bole şey görmedim
Aralık 26th, 2007 at 02:27
bence bu kitabı okumayan yaşamasın bütün klasikleri okudum aralarında bir numara arkadaslar bu kitap size çok sey katıcak yüreginize islicek hissedıceksınız okudukca baska yerlere suruklenıceksınız bnce herkez okumalı ellerine saglık victor baba;)
Aralık 29th, 2007 at 19:17
kitabı okudum çok harika özetini çok güzel çıkarmışınız
Aralık 29th, 2007 at 19:18
teşekkürrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr
Ocak 2nd, 2008 at 19:27
çok hoş bi kitap enfes bir sanatla harmanlanmış ve özenle kurgulanmış bir silsile ile işleyen fevkaladenin ötesinde de diyebileceğimiz çapta bir eser olmasının yanısıra yazarın o çağa da ışık tutması da biz sanatseverler için önemli olsa gerek diye düşünüyorum.
Ocak 7th, 2008 at 18:31
tüşekkür ederim kardeş
Ocak 7th, 2008 at 19:11
ssüper ben kitap okumayyı sewmiyorum ama özetlere bayılıyorum ama sayfa sayısınıda yazsanız sssüper olur
Ocak 7th, 2008 at 19:12
ayrıca çağılıda çok sewiyorum
Ocak 7th, 2008 at 19:15
kitap çooook güsel ben çağılı çok sewiyorum aşığım ona çağıl duman
Ocak 10th, 2008 at 17:04
ben de kitabı özetlemekte zorlandığım için bakmiştım.kim hazırladıysa çok iyi anlatmış.cok teşekkürler…:)
Ocak 12th, 2008 at 15:07
çok güzel bir
kitap herkese tavsiye ederim
Ocak 15th, 2008 at 19:46
BU GÜZEL BİR KİTAP.ÖZETİ HAZIRLAYANLAR ÇOK GÜZEL HAZIRLMIŞTEŞEKKÜRLER
Ocak 25th, 2008 at 21:24
çok güzel bi özet çıkarmışsınız!harikaaaaaaaaaaa!
Şubat 8th, 2008 at 15:25
hayatımda okuduğum en güzel kitap özetlerinden biri
viktor hugo’ya bu kitabı yazdığı cok tesekkur ederıs ve saygıyla anarıs
Şubat 11th, 2008 at 20:55
bence çok güzel saolun ama eğer roman inceleme teknğine ğöre yazarsanız herkes için süper olur
DENEYİN
Şubat 12th, 2008 at 00:25
bence çooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook güzel bir roman
Şubat 17th, 2008 at 18:45
cok güzellllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll
Şubat 17th, 2008 at 18:46
cok çirkin ıyyyyyyyyyyyyy
Şubat 17th, 2008 at 19:30
bu özet cok
Şubat 19th, 2008 at 13:44
mükemmel bir eser gerçekten nsanın hayatını etkileyecek kadar güzel bir içeriğe sahip iki defa okudum aynı kitabı bıktırmıyor insanı sürükleyici teşekkürler emeği geçenlere
Mart 1st, 2008 at 17:55
kitabı okuduğumda müthiş beğendim çünkü hayatın zorluklarına karşı ayakta kalan ve direnen birinin öyküsü
Mart 31st, 2008 at 19:55
ben kitabi okudum aynı özetlemişsiniz çok güzel ayrıntılı süper olmuş ellerinize sağlık kim yapmışsa:)
Nisan 29th, 2008 at 20:26
bu sefiller çok güzel bir kitap çok beğendin
Nisan 30th, 2008 at 00:30
ya süper bi kitap bir gecede bitirdim o kadar sürükleyicikiii süper bence herkes okumalıı
Mayıs 4th, 2008 at 11:35
süper bir özet olmuş
Mayıs 5th, 2008 at 20:23
çok güzel ve insanların yaşamlarına güzel şeyler katacak bir roman herkesin okumasını tavsiye ederim
Mayıs 5th, 2008 at 20:31
05 mayıs 2008
Mayıs 13th, 2008 at 18:07
gerçekten süper bi kitap okumanızı tafsiye ederim özetide çok işime yaradı yani
Mayıs 18th, 2008 at 14:47
şimdilik ödevim için baktım ama konusu çok hoşuma gitti, okumayı düşünüyorum…
Mayıs 18th, 2008 at 14:48
…
Mayıs 26th, 2008 at 17:25
gerçekten çok güzel bir kitap okumuştum süpperrrr yani bayıldım