Bu yazı on Cumartesi, Mayıs 26th, 2007 at 16:30 zaman diliminde kitap özeti-kitap özetleri, y. Kategorisinde yazıldı.Yorumları takip etmek için RSS 2.0 besleme linkini kullanın. Dilerseniz yorum yazın yorum , veya sitenizden geridönüşüm verebilirsiniz.
Yaprak Dökümü-Reşat Nuri Güntekin
26 Mayıs 2007İlgililer: biyografiler, çalıkuşu, hikayeler, kitap özeti, Kitap özetleri, Reşat Nuri GÜNTEKİN, romanlar, yaprak dökümü, yazar hayatları, yazarlar
KİTABIN ADI : Yaprak Dökümü
KİTABIN YAZARI : Reşat Nuri GÜNTEKİN
YAYIN EVİ : İnkılâp ve Aka-İstanbul
BASIM YILI : 1983
Kitabın Konusu
Gelir düzeyinin üzerinde bir yaşam sürdürmek isteyen bir ailenin dağılışıdır.
Kitabın Özeti
Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir insandır. Prensipleri kendi prensipleriyle bağdaşmayan insanlarla çalışmak istemediği için şirketteki memuriyetinden istifa eder; Üsküdar’daki evine çekilir. Ali Rıza Beyin, Şevket isminde bir oğlu ile Fikret, Neclâ, Leylâ ve Ayşe adında dört kızı vardır. Ali Rıza Bey, işten çıktığı sırada oğlu Şevket yüksek maaşla bir bankaya memur olur; evin bütün yükü onun üzerine biner. Şevket, babası gibi iyi yetişmiş, karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır. Babasının doğruluk ve namus uğruna işten istifa etmesini uygun bulur. Buna karşılık Ali Rıza Beyin hanımı Hayriye Hanım durumdan hiç memnun kalmaz.
Bir süre sonra Şevket, Ferhunde adında hafif meşrep bir kadınla evlenir. Eğlenceye düşkün olan bu kadın, birbirinden genç, güzel ve hareketli, asrî olmaya meraklı olan Neclâ ve Leylâ’nın da karakterini bozar. Bir eğlence ve moda düşkünlüğü başlar. Evde sık sık partiler düzenlenir. Evin büyük kızı Fikret, yengesi ve kardeşleriyle anlaşamadığı ve bu durumdan hiç memnun olmadığı için en az babası kadar üzgün ve kırgındır. Hayriye Hanım, sırf kızlarına koca bulmak ümidiyle evde her değişikliğe razı olur. Şevket de olanlardan memnun kalmamasına rağmen belki de karısının tesiriyle kendisini bu hevese kaptırmıştır…
Evde gün geçtikçe itibarı düşen Ali Rıza Bey tekrar işe girmeyi düşünürse de başaramaz. Eğlenceler ve toplantılar için lüzumsuz yere para harcanan evde maddî sıkıntılar başlar; kavgalar, türlü rezaletler ve sefalet birbirini takip eder. Ali Rıza Bey, çocuklarındaki bu korkunç değişiklikler karşısındaki hayret, şaşkınlık ve acı içinde kıvranmaktadır. Evdeki bu anormal havaya ayak uyduramayacağını anlayan Fikret Adapazarı’na yaşlı, dul bir adama gelin gider. Böylelikle aile ağacının yapraklarından biri düşer. Ali Rıza Bey, çirkin durumlardan kurtarmak için kızlarını evlendirmeyi düşünür; fakat dürüst ve namuslu damat adayı bulamaz. Bu arada Şevket masrafları karşılamak için bankadan borç alır; sonra ödeyemez, hapse atılır. Böylece, ikinci yaprak düşer. Kocası hapisteyken Ferhunde evden kaçar. Bu üçüncü yaprağın düşüşü olur. Karısının kaçtığı haberini hapishanede babasından alan Şevket üzülmez, hatta bir belâdan kurtulduğu için memnun olur.
Ferhunde’nin kaçışı ile elebaşlarını kaybeden Leylâ ve Neclâ bocalarlar. Evde hakimiyet yine Ali Rıza Beyin eline geçer; toplantılara ve eğlencelere son verilir. Bu monoton hayat kızlara pek sıkıcı gelir; sırf bu havadan kurtulmak için Neclâ bin bir türlü hayaller kurarak, kendisini zengin gösteren bir Suriyeli ile evlenir. Fakat Suriye’ye gidince orada kocasının birkaç karısının daha olduğunu görür. Kendisini kurtarması için babasına mektuplar yazar. Bu dördüncü yaprağın düşüşüdür. Bu arada Leylâ kötü yola sapar. Ali Rıza Bey, kızını evden kovar. Leylâ bir avukatın metresi olur. Bu beşinci yaprağın düşüşüdür. Bu olaydan sonra Ali Rıza Beye hafif bir inme iner. Onu yiyip bitiren asıl hastalık içindedir. Leylâ da gittikten sonra ev büsbütün ıssız kalır. Hayriye Hanım bütün güç ve kuvvetini kaybeder. Leylâ yüzünden kocasına sık sık sitemlerde bulunur. Bunun üzerine Ali Rıza Bey, Adapazarı’na, Fikret’in yanına gider. Fakat aradığı huzuru orada da bulamaz; kalabalık bir aile hayatı içinde âdeta bir cehennem hayatı yaşayan Fikret, bütün iyi niyetine rağmen babasını yanında barındıracak durumda değildir. Bunun üzerine Ali Rıza Bey İstanbul’a döner, hastalığı ilerlediği için eve uğramadan hastahaneye yatar. Babasının hastalık haberini alan Leylâ onu hastahaneden çıkarır, kendi evine götürür. Taksim’deki lüks apartman katında hep birlikte rahat yaşamaya başlarlar. Ara sıra yolda eski kahve arkadaşları ile göz göze gelmese Ali Rıza Bey büsbütün huzur içinde olacaktır.
Kitabın Ana Fikri
Çılgın hayallerin, maddî israfların, gereksiz özentilerin hüküm sürdüğü bir ailede çöküntülerin başlaması kaçınılmazdır.
Kitaptaki Olayların ve Şahısların Değerlendirilmesi
Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir insandır.
Şevket, babası gibi iyi yetişmiş, karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır.
Ferhunde, eğlenceye düşkün,genç ve güzel bir kadın.
Kitap Hakkında Şahsi Görüşler
Yaprak Dökümü, toplumsal gerçekleri ele aldığından basmakalıplıktan uzak, başarılı bir romandır. Bilindiği gibi, Tanzimat’tan sonra toplumumuzda bir batılılaşma hevesi başlamıştı. Batılılaşmak yanlış anlaşıldığından; yüzyıllarca süren millî gelenek ve göreneklerimizden, karakterimizden sıyrılma olarak kabul edildiğinden, bu, birçok ailede birtakım felâketlere sebep olmuştur. Bugün bile içinde bulunduğumuz güç durumların esas sebebi budur. Birtakım toplumsal pürüzlere, karakter boşluklarına ışık tutması bakımından Yaprak Dökümü gerçekçi ve orijinal bir romandır.
Yazar Hakkında Bilgi
REŞAT NURİ GÜNTEKİN
25 Kasım 1889 tarihinde İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ ni bitirdi (1912). Bursa’ da başladığı (1913) öğretmenlik hayatına çeşitli okullarda devam etti. Milli Eğitim müfettişi (1931), Çanakkale milletvekili (1933-43), Paris Kültür Ateşesi ve emekli (1954) oldu, kanser tedavisi için gittiği Londra’ da öldü. İstanbul’ da Karacaahmet Mezarlığı’nda gömülü.
Eserleri
Gizli El (1922), Çalıkuşu (1922), Damga (1924), Dudaktan Kalbe (1925), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Yeşil Gece (1928),Acımak (1928), Yaprak Dökümü (1930), Kızılcık Dalları (1932), Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1938), Ateş Gecesi (1942), Değirmen (1944), Miskinler Tekkesi (1946), Harabelerin Çiçeği (1953), Kavak Yelleri (1950), Son Sığınak (1961),Kan Davası (1955)
Toplam Okunma: 1870 | Bugunku Okunma: 3 | En Son Okunma: 04.10.2008 - 12:17
Yorumlar (21)
Haziran 2nd, 2007 at 19:58
HERKESİN OKUYUP DERS ÇIKARABİLECEĞİ BİR KİTAPÇ ÇOK GÜZEL.ON ÜZERİNDEN ON.
Haziran 15th, 2007 at 00:10
Super bir dizi ve anlamli
Eylül 11th, 2007 at 14:42
yaa arkadaşlar böyle bir kitep olamaz çok süper kitap ben bu kitabı bir daha okusam yine sıkılmadan okurum bence NEŞAT NURİ GÜNTEKİN yazarı büyük bir yazar ve onu çok tebrik ediyorum ve size çalıkuşunu da tavsiye edrimmm
Ekim 14th, 2007 at 08:53
böyle bir kitabın yazılmış olması çok güzel.
gayet anlamlı,ibret verici bir kitap.
REŞAT NURİ GÜNTEKİN’i en içten dileklerimle kutluyorum.
bu kitabın dizisini seyretmelerini rica ediyorum
Ekim 18th, 2007 at 22:17
süper bi kitap…çok akıcı bi anlatımı var …REŞAT NURİ GÜNTEKİN in bütün eserlerini okumuş oldum..çok iyi bir yazar sizede tavsiye ediyorum
Kasım 11th, 2007 at 10:00
bence çok güzel bir kitap herkesin okuyyup ders çıkaracağı bir kitap
Kasım 14th, 2007 at 15:34
herkeze katiliyorum yaprak dökümü cok guzel bir eser resat nuri guntekinin diger eserleri gibi toplumsal sapmalari ve batililasmayi kendi örf ve adetlerimiz nasiil yitirdigimizi anlatiyor kültürümüze sahip cikalim arkadaslar ve ailemize avrupaya örnek almaktan vazgecelim eskiden onlar bizi ornek alirdi ama lale devrinden sonra tam tersi oldu yazik gercekten ben simdiki genclerden pek umudlu degilim gerci bende daha 18yasindayim ama kendimi digerlerine gore az da olsa kültürumuzu herkezlere ogretmeye calisiyorum ……dogru yoldan cikmayalim
Kasım 30th, 2007 at 18:23
ya çok güzelde dizide böyle anlatılmıyo
Aralık 4th, 2007 at 20:47
bence bu kitap süpper Allah bu kitabı yazanlardanda,yapan ve yayınlayanlardanda razı olsun lütfen daha çok kitap okuyun ve derslerinize çok ama çok çalışın
Aralık 4th, 2007 at 20:48
bence bu kitap süpper Allah bu kitabı yazanlardanda,yapan ve yayınlayanlardanda razı olsun lütfen daha çok kitap okuyun ve derslerinize çok ama çok çalışın yarvhbktttttttttttttttttttttttmhhhhhhhhhhhhhhhhly
Aralık 4th, 2007 at 20:49
herkesin okunasını tafsiye ederim
Aralık 4th, 2007 at 20:53
herkesin ders çıkaraçcağı bir kitap herkese tafsiye ederim.insanlar
Aralık 4th, 2007 at 20:53
herkesin ders çıkaraçcağı bir kitap herkese tafsiye ederim.
Aralık 4th, 2007 at 21:02
bence insanlar herşeyde olduğu gibi önemli şairlerimizinde eserlerinden bir ders çıkarmalıdır.ben 14 yaşıma basyım lise BİR öğrencisiyim azla kitap okumaya bilirim ama her şeyden bir ders çıkarma yaşında olduğumu hissediyorum YAPRAK DÖKÜMÜ ÇOK GÜZELBİR ESER İBRET VERİCİ VE KİŞİLİĞİMİZE SAHİP ÇIKMAK İSTEYENLERE İZİN VRMEMEMİZ ĞEREKTİĞİNİ ANLATAN ĞÜZEL BİR KİTAP…………………………….
Ocak 3rd, 2008 at 16:02
sppr olmuss yaw
ama tv de böle diil
Ocak 10th, 2008 at 21:22
berat can de souza
Ocak 15th, 2008 at 17:34
sizi seviyorum canlarım sınız bybybybybybby
Ocak 15th, 2008 at 17:34
haaaaaaaaatttttttttiiiiiiiiiiiiicccccccceeeeeeeeeeee
Şubat 10th, 2008 at 14:16
dersten 100 aldım allah razı olsun
Şubat 25th, 2008 at 20:21
bu eserden asla unutulmuycak eserlerden biri ama filimle fazla bi alaksı yok daha öncede yazdığım gibi okumakta fayda var orjineli daha güzel bence filimde biraz bozmuşlarrrr
Mart 27th, 2008 at 18:50
allah razı olsun dünya duysun ben hasanı seviyommmmmmmmmmmmmm