Bir adam, karısı ve yaşlı babası. Kadın kayınpederini istememekte, huysuzluk etmekte, evin huzurunu bozmaktadır.
Bir gün kocasına:
- Bey… bey.. Bezdim bezdim. Bir gün göremedim. Gençliğim gidiyor. Ya ayrılalım, babanla kal., ya da al babanı al da nereye getirirsen getir beraber kalalım. Yoksa ben gidiyorum.
Adamcağız şaşkınbiraz da sitemli bir vaziyette:
-Ne diyorsun hanım, o babam babam; öldüreyim mi, atayım mı? Kimi var bizden başka bakacak, dese de karısı ısrarda ısdrar ediyordu. Devamını Okuyun »
Yûsuf adında gezgin bir zât, Zünnûn-i Mısrî hazretlerinin İsm-i âzamı bildiğini öğrenince, Mısır’a gitti. Huzûruna varınca, önceleri iltifat görmedi. Sonra huzûra kabûl edildi ve Zünnûn-i Mısrî hazretlerine bir sene hizmet etti. Bir gün ona;
- Ey üstâd, sana bir sene hizmet ettim, artık hakkımı vermen gerekir. Senin İsm-i âzamı bildiğini söylediler. Onu, benden iyi emânet edeceğin bir başka kimse olmayacağını bilirsin,dedi. Sükût etti. Ona cevap vermedi. Altı ay sonra bir tabağa konmuş ve bir mendile sarılmış bir şey çıkardı. Ona;
- Fustat’ta bulunan falan dostumuzu bilirsin değil mi?” diye sorunca;
- Evet, dedi.
Zünnûn hazretleri ona; Devamını Okuyun »
Elini Değil, Ayağını Uzatmış
09 Temmuz 2008Meta Tag: Ayağını Uzatmış dini hikayeler, dini hikaye, Elini Değil
İbrahim Paşa, Şam’da bulunduğu bir gün, Emeviyye Câmii’ne girdi. O sırada içerde Şam’ın büyük âlimi Şeyh Saîd el-Halebî (rh.), cemaate ders anlatıyordu. İbrahim Paşa gelip Şeyh Saîd’in yanına oturdu. Ayaklarını uzatmış olan Şeyh, Paşa gelmesine rağmen hiç aldırış etmedi. Bu vaziyet İbrahim Paşa’yı çok kızdırdı ve hemen câmiden ayrıldı.
Paşa köşküne geldiğinde, dalkavuklar etrafını çevirerek onu şeyhe karşı kışkırtırlar. Onların sözlerinin tesirinde kalan Paşa, Şeyh’in hemen yakalanıp kendisine getirilmesini emreder. Fakat askerleri gönderdikten biraz sonra da, yaptığı bu işten pişman olur. Devamını Okuyun »
Enes bin Mâlik (R.A.) anlatıyor: ‘Gözleri görmeyen yaşlı bir hanımın Saib adında bir genç oğlu vardı. Daha hayatının baharında olan bu delikanlı Medine vebasına yakalanmıştı. Uzun zaman hasta yattı. Bir gün delikanlının ziyaretine gittik. Fakat maalesef biz orada iken delikanlı ruhunu teslim etti. Bizde gözlerini kapadık ve üzerine elbisesini örttük. İçimizden biri annesine:
- Onun için Allah’a dua et. dedi. Annesi:
- Ama o öldü. dedi. Biz: Devamını Okuyun »
Hz. Muaviye r.a. zamanında İfrîkıyye (Kuzey Afrika) valiliği yapmış olan ve Tunus’ta Kayrevan şehrini inşa eden meşhur mücahid Ukbe b. Nafi, Yezid’in halifeliğinin ilk yıllarında ikinci defa Kuzey Afrika valiliğine tayin edilmişti (62/682). Ukbe, Kayrevan’a varır varmaz ordusunu toparlayıp müslümanlarla sürekli savaş halinde olan Bizanslılarla şiddetli çarpışmalara girişti. Cihad harekâtını kesintisiz sürdüren Ukbe b. Nafi’, batıya doğru ilerleyerek Tanca civarında Atlas Okyanusu’na dayandı. İşte o zaman şu tarihi sözünü söyledi: Devamını Okuyun »