Hazreti Ömer (r.a.). Halife. Bir gece. Makamında. Ashabtan biri ziyaretine gelir. Selam verir. Selamı alınmamıştır. Oturur. Ömer işiyle meşgul. Sahabe bekler. Ömer çalışır. Selam alınmamış, yüzüne bile bakılmamıştır.
İş biter. Ömer mumu söndürür. Bir başka mumu yakar. O anda selamını alır. Konuşmaya başlar.
Sahabe sorar:
- Ya Ömer, niçin hemen selamımı almadın ve niçin bir mumu söndürüp diğer mumu yaktın ve ondan sonra benle konuşmaya başladın? Devamını Okuyun »
Cüneyd-i Bağdâdî, insanlara ilim öğretmek için bir meclis kurdu. Herkes bu sohbetlere gelip istifâde etmeye başladı. Bir gün hıristiyan fakat hıristiyan olduğuna dâir görünüşte bir alâmeti bulunmayan bir genç, Cüneyd-i Bağdâdî’nin sohbet ettiği meclise gelip, Cüneyd-i Bağdâdî’ye şöyle dedi:
“Ey üstâd! Hazret-i Peygamber buyuruyor ki:
“Müminin firâsetinden korkunuz. Çünkü o, Allahü teâlânın nûru ile bakar.” Bunun mânâsı nedir?”
Cüneyd-i Bağdâdî bir müddet sustu. Sonra başını kaldırıp; Devamını Okuyun »
KİMSENİN GÖRMEDİĞİ YERDE…
09 Temmuz 2008Meta Tag: dini hikayeler, hikaye, KİMSENİN GÖRMEDİĞİ YERDE...
Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin bir talebesi vardı. Bütün iyilik ve fazîletler onda mevcuttu. Sonradan gelmesine rağmen Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri onu pek ziyâde seviyor, diğer talebeler bu hâli çekemiyorlardı. Talebelerinin bu hâli Cüneyd-i Bağdâdî’ye mâlûm oldu. Talebelerinin eline birer kuş verdi ve;
“Her biriniz bu kuşları kimsenin görmediği bir yerde boğazlayıp getirsin.” buyurdu.
Hepsi de kendilerine verilen kuşları aldılar, varıp ıssız bir mahalde boğazlayıp getirdiler. Yalnız o talebesi boğazlamadan getirdi. Cüneyd-i Bağdâdî; Devamını Okuyun »
Birgün hadimlerinden müezzin Yakup, Hazreti Şeyh Ahmed Rufai‘nin elini uzatıp öylece tuttuğunu gördü. Elini niçin uzattığını bilmediği için Yakup, koşarak geldi ve şeyhinin elini büyük bir şevkle öptü. Ahmed Rufai Hazretleri elini öpen zata şöyle söyledi:
-Evladım, bîçare hayvanı niçin rahatsız ettin, elimin üstünde bir sinek vardı ve rızkını elimi yiyerek temin ediyordu. Sen bu halinle o sineğin rızkına mani oldun
İki Güvercin Hikayesi Ya Da Gezmenin Bedeli
16 Haziran 2008Meta Tag: hikaye, hikayeler, İki Güvercin Hikayesi Ya Da Gezmenin Bedeli
Vaktin birinde bir ülkede iki güvercin vardı.Yuvalarında güven içinde yaşıyorlardı.Birinin adı Bazende, diğerininki Nevazende’ydi.
Yuvaları o kadar güvenliydi ki,doğrusu oradan ayrılmayı düşünmek düpedüz aptallık olurdu.Buna rağmen Bazende ‘nin içine bir gün gezme arzusu düştü.Nevazende ‘ye bu . isteğini açtı:
- Sevgili arkadaşım, daha ne zamana kadar yuvamızda oturup duracağız.Ben uzak ülkeleri, masmavi denizleri çok merak ediyorum.Gezip tozmak istiyorum.Bilgimi, görgümü, artırmak niyetindeyim.Ne dersin?
Devamını Okuyun »